Çocuk Göz Muayenesi
Görmek öğrenilir, ama zamanında başlamak kaydıyla. Bir bebek dünyaya geldiğinde gözleri henüz tam anlamıyla göremez; görme sistemi doğumdan sonra gelişmeye devam eder ve bu gelişim yaklaşık sekiz ila on yıl sürer.

Bu süreçte gerçekleşen her sorun, örneğin tedavi edilmemiş göz bozukluğu, şaşılık, katarakt, beynin görme merkezinin sağlıklı olgunlaşmasını engeller. Kritik öğrenme dönemi geçtikten sonra gözün görebilme penceresi kapanır, yani göz tembelliği gelişir. Geri döndürmeye çalışmak çok güçtür.
Bu nedenle çocuklarda göz sağlığı, pediatrik tıbbın en kritik alanlarından biridir. Şikâyet olmasa da muayene şarttır; çünkü çocuklar göremediğini söyleyemez, görmediğini bilmez.
Yenidoğanda ve İlk Aylarda Göz Muayenesi
Yenidoğanlarda doğuştan anormallikler, enfeksiyonlar, katarakt ve glokom açısından değerlendirme doğumdan hemen sonra başlamalıdır.
Bu ilk muayenede hekim gözün dış görünümünü, göz bebeklerinin ışığa tepkisini ve en önemlisi retinanın kırmızı reflesini değerlendirir. Bebeğin gözüne ışık tutulduğunda pupilladan yansıyan kırmızı ışıma, retinanın ve gözün arka yapılarının sağlıklı olduğunun işaretidir. Bu refleksin soluk, beyaz ya da asimetrik görünmesi; retinoblastom, konjenital katarakt veya retina sorunları açısından derhal ileri değerlendirme gerektirir.
Yüksek riskli bebekler, prematüre doğanlar, ailede retinoblastom, glokom veya çocukluk çağı kataraktı öyküsü olanlar, nöro-gelişimsel gecikme ya da sistemik hastalık taşıyanlar, bir göz hekimi tarafından kapsamlı muayeneden geçirilmelidir.
Prematüre bebeklerde prematüre retinopatisi (ROP) açısından tarama ayrı bir protokol gerektirir.
Çocuklar Görme Sorunlarını Her Zaman Söyleyemez
Görme bozukluğu olan birçok çocuk şikâyet etmez. Çünkü çocuk dünyayı hep aynı şekilde gördüyse bunun normal olmadığını bilmez. Özellikle şu belirtiler dikkat çekmelidir:
- Televizyona çok yaklaşmak
- Kitabı veya tableti çok yakından tutmak
- Tahtayı görmek için gözlerini kısmak
- Başını eğerek bakmak
- Bir gözünü kapatarak bakmak
- Sık baş ağrısından yakınmak
- Okumaktan çabuk sıkılmak
- Gözlerde kayma fark edilmesi
Bu belirtilerden biri varsa göz muayenesinin geciktirilmemesi gerekir.
Çocuklarda İlk Göz Muayenesi Ne Zaman Yapılmalı?
Çocukların göz sağlığı değerlendirmesi doğumdan itibaren başlar. Özellikle aşağıdaki durumlarda erken göz muayenesi önemlidir:
- Prematüre doğum
- Ailede şaşılık öyküsü
- Ailede göz tembelliği öyküsü
- Doğuştan katarakt veya glokom öyküsü
- Beyaz göz bebeği görünümü
- Göz kayması fark edilmesi
- Sürekli sulanma veya ışığa hassasiyet
Herhangi bir risk faktörü bulunmasa bile okul öncesi dönemde her çocuğa kapsamlı bir göz muayenesi mutlaka yapılmalıdır.
Çocuk Göz Muayenesinde Neler Yapılır?
Çocuk muayenesi erişkin muayenesinden farklıdır. Muayene sırasında yalnızca göz numarasına bakılmaz; görme gelişimi bir bütün olarak değerlendirilir. Yaşa göre şu değerlendirmeler yapılır:
- Göz numarasının ölçülmesi (göz bozukluğunun tespiti)
- Görme düzeyi ölçümü
- Göz hareketlerinin değerlendirilmesi
- Şaşılık muayenesi
- Derinlik hissi değerlendirmesi
- Göz tembelliği açısından değerlendirme
- Damlalı (sikloplejinli) muayene
- Göz dibi muayenesi
Amaç yalnızca mevcut problemi tespit etmek değil, ileride görmeyi etkileyebilecek riskleri de erken dönemde belirlemektir.
Çocuklarda Göz Bozukluğunun Tespiti
Küçük çocuklardan yetişkinlerde alınan göz ölçümlerini almak kolay değildir. İşbirliği yapamayan, heyecanlanan ya da korkan bir çocuktan doğru ölçüm almak hem hekim hem de aile için yorucu bir süreç olabilir. Çocuklar için üretilmiş, şirin görünümlü ve çocuğu korkutmayan çocuk otorefraktometreleri ile (örneğin Plusoptix otorefraktometre) uzaktan ölçüm almak bu sorunu ortadan kaldıran bir teknolojidir.
Çocuğun bir metre uzağında tutulan bu cihaz saniyeler içinde her iki gözün kırma değerlerini, göz hizalamasını ve pupilla refleksini eş zamanlı olarak ölçer. Çocuğa dokunulmaz, ışık tutulmaz, ilk etapta hiçbir damla damlatılmaz. Bu teknoloji sayesinde konuşamayan ya da harf tanımayan bebek ve küçük çocuklar bile güvenilir biçimde taranabilir, risk taşıyan çocuklar erken dönemde belirlenebilir. Böylece göz numarası hakkında ön bilgi elde edilebilmekte, iki göz arasındaki farklar değerlendirilebilmekte, şaşılık açısından risk oluşturan durumlar saptanabilmekte, daha ayrıntılı inceleme gerektiren çocuklar belirlenebilmektedir.

Çocuklarda Damlalı Göz Muayenesi (Siklopleji) Neden Gereklidir?
Halk arasında "göz büyütme damlası" ya da "damlalı muayene" olarak bilinen bu yöntem sayesinde gözün odaklama sistemi geçici olarak dinlendirilir ve gerçek numara daha güvenilir şekilde ölçülebilir. Çünkü çocukların gözleri son derece güçlü bir odaklama kapasitesine sahiptir. Bu güçlü kapasite, bazen gerçek göz numarasının gizlenmesine neden olabilir. Özellikle hipermetropide odaklama kası sürekli kasılı kalarak gerçek numarayı maskeleyebilir. Bu nedenle çocuklarda kırma kusuru tespiti için sikloplejik muayene altın standarttır. Şaşılık, göz tembelliği ve baş ağrısı yakınmaları olan çocuklarda damlalı muayene büyük önem taşır.
Damlalı (sikloplejik) muayene nasıl yapılır? Hangi damla, nasıl uygulanır?
Sikloplejik muayene, diğer bir deyişle sikloplejik refraksiyon için altın standart siklopentolat %1'lik damladır. Hızlı ve görece kısa etkilidir; çoğu hasta için uygundur. Bebeklerde ve küçük çocuklarda sulandırılarak kullanılması tercih edilir.
Uygulama protokolü şu şekildedir: önce topikal anestezik, yani gözü uyuşturan damla uygulanır. Bu uygulama hem konforu artırır hem de yanma hissini ve refleks gözyaşını azaltır. Ardından siklopentolat damla her iki göze uygulanır. Damlalar beş dakika arayla iki kez uygulanır; siklopentolat ile maksimal sikloplejik etki yaklaşık 45. dakikada oluşur ve 90. dakikaya kadar stabil kalır. Damla uygulandıktan hemen sonra gözyaşı kesesinin üzerine birkaç dakika parmakla hafifçe baskı yapılması ilacın vücuda geçişini, böylece de yan etki gelişimini azaltır.
Son damladan sonra 30-40 dakika beklenir. Pupillanın (göz bebeği) ışığa tepki vermediği kontrol edilir; tepki hâlâ varsa beş dakika daha beklenir. Pupilla ışığa tepki vermez hale geldiğinde refraksiyon, yani göz bozukluğunun (kırma kusuru) muayenesi yapılır.
Koyu pigmentli gözlerde siklopentolat yetersiz kalabilir. Bu durumda atropin tercih edilebilir; ancak atropinin etkisi günler sürebildiğinden çocuk birkaç gün boyunca yakın görme bulanıklığı ve ışığa hassasiyet yaşayabilir.
Tropikamid %1'lik damla çocuklarda siklopentolata klinik açıdan anlamlı bir fark olmaksızın etkili ve güvenli bir alternatif olabilir. Ancak yüksek hipermetropide ve şaşılık değerlendirmesinde siklopentolat tercih edilmelidir.
Çocuklardaki Başlıca Göz Hastalıkları
Göz Tembelliği (Ambliyopi) ve Kapama Tedavisi
Göz tembelliği çocukluk çağında kalıcı görme kaybının en sık nedenlerinden biridir. Ambliyopi, kalıcı görme kaybı oluşmadan önce tespit edilebildiğinde yönetilebilecek önemli bir sağlık sorunudur. Düzeltilmemiş kırma kusuru, iki göz arasında belirgin numara farkı, şaşılık ya da katarakt, ciddi kapak düşüklüğü gibi görme yolunu kapatan bir engel nedeniyle beyin bir gözden gelen görüntüyü yeterince kullanmaz ve zamanla o gözün görmesi geri kalır. Bunun neticesinde de o göz tembelliğe gitmiş olur.
Tedavinin temeli doğru gözlükle başlar. Ancak gözlük tek başına yetmediğinde devreye giren en önemli yöntem kapama tedavisi (oklüzyon tedavisi)'dir. Sağlam göz bir bant ile kapatılır; böylece beyin tembelleşmiş gözü kullanmak zorunda kalır ve zamanla görme düzeyinin yükselmesi beklenir.
Bilimsel çalışmalar erken başlanan kapama tedavisinin, uzun süreli gözlük tedavisi beklenmeden uygulandığında çocuklarda göz tembelliği tedavisinde daha etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgu, "önce gözlüğü deneyelim, yeterli olmazsa kapamaya geçelim" yaklaşımını sorgulatmakta ve erken müdahalenin kritik önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Kapama tedavisinde günlük süre, çocuğun yaşına ve göz tembelliğinin derecesine göre belirlenir. Tedaviye uyum, yani çocuğun göz kapama bandını gerçekten takması, tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Aile desteği ve çocuğun motivasyonu bu süreçte belirleyicidir.
Kapama tedavisine alternatif ya da tamamlayıcı olarak atropin damlaları da kullanılabilir; sağlam göze damlatılan atropin, o gözün yakın görüşünü geçici olarak bulanıklaştırarak zayıf gözün kullanımını teşvik eder. Gözlük ve kapama gerektirmeyen bu yöntem, uyum sorunu yaşanan çocuklarda değerli bir seçenektir.
Kritik yaşlar 7-8'dir. Bu dönemde doğru tedavi ile tembelliğe giden gözdeki kayıp halen geri döndürülebilir sınırlar içerisindedir. Bu yaşlardan sonra tedavi yanıtı belirgin biçimde azalır.
Şaşılık (Strabismus)
İki gözün aynı noktaya bakamamasıdır. İçe, dışa, yukarı ya da aşağıya kayma şeklinde görülebilir; sürekli ya da aralıklı olabilir. Her şaşılık göz tembelliğine yol açmaz; ama her göz tembelliği şaşılıkla ilişkili olabilir. Erken değerlendirme ve tedavi (gözlük, kapama, egzersiz ya da cerrahi) şaşılığın hem estetik hem de fonksiyonel sonuçlarını doğrudan etkiler. Çocukların rutin göz muayenelerinde kayma bulguları olmaksızın şaşılık muayenesi yapılmalıdır. Şaşılık yalnızca kozmetik bir sorun değildir; derinlik hissinin gelişmesini ve iki gözün birlikte çalışmasını etkileyebilir. Ayrıca bazı çocuklarda göz tembelliğine yol açabilir. Bu nedenle göz kayması fark edildiğinde değerlendirme geciktirilmemelidir.
Doğuştan (Konjenital) Katarakt
Doğuştan ya da yaşamın çok erken döneminde gelişen lens bulanıklığıdır. Görme yolunu kapattığında hızla derinleşen göz tembelliğine yol açar. Cerrahi olarak ivedilikle müdahale edilmesi gereken bir tablodur. Retinadan yansıyan kırmızı reflenin göz hekimi tarafından dikkatle değerlendirilmesi, konjenital kataraktın erken tespitinin temel yoludur.
Doğuştan (Konjenital) Glokom
Gözün sıvı drenaj sisteminin doğuştan gelişmemiş olmasına bağlı göz içi basıncının yükselmesidir. Bebekte ışığa hassasiyet, sulanma, gözlerini kısma ve büyük gözler bu tablonun klasik bulguları arasındadır. Erken cerrahi müdahale gerektirir.
Çocuklarda Üveit: Sessiz Tehlike
Üveit yalnızca yetişkinlerin sorunu değildir. Çocuklarda da görülebilir ve yetişkin üveitinden çok daha sinsi bir seyir izler.
Jüvenil idyopatik artrit (JİA) ile ilişkili kronik ön üveit çoğunlukla bulgu vermeksizin ilerler. Çocuğun gözü kırmızı değildir, ağrı hissedilmez, sulanmaz; ama gözün içinde kronik ve sinsi bir iltihaplanma yavaşça hasara yol açmaya devam eder. Bu nedenle JİA hastalarında üveit taraması, klinik olarak sessiz ama potansiyel olarak görmeyi tehdit eden hastalığı tespit etmek için zorunludur. Bazen de çocuğun rutin muayenesi sırasında üveit bulguları görülür ve romatizmal hastalık teşhisi sonrasında koyulur. Kontrol altına alınamayan kronik ön üveit; şaşılık, katarakt ve glokom gibi görmeyi tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir.
Romatolojik hastalığı olan her çocuk, göz şikâyeti olmasa da düzenli aralıklarla göz hekimine gelmelidir. Bu muayene tarama niteliğindedir. Erken teşhis sayesinde ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkündür.
Diğer Çocukluk Çağı Göz Sorunları
Göz kapağı düşüklüğü (ptozis): Üst göz kapağının düşüklüğü görme yolunu kapatırsa, kapanan göz objeleri göremeyeceği için bu düşüklük göz tembelliğine yol açar. Böyle bir durumda cerrahi ertelenmemelidir.
Retinoblastom: Çocukluk çağının en sık göz içi tümörüdür. Göz bebeğinden görülebilen beyazlık (lökokori) ya da şaşılık tipik bulgulardır. Bazen aileler kırmızı ışığı yok etmeyen (red reflex removal) kameralarla bebek veya çocuklarının fotoğraflarını çekerken bir göz normal kırmızı iken diğerinin beyaz görünmesi nedeniyle anormalliği fark ederler. Günümüzde bu kameraların kullanımı azalsa da ailelerin dikkati ile tanı koyulması halen söz konusudur. Zira bu hastalık erken teşhis edilip tedavi edilmediği takdirde ölümcül seyredebilir. Kırmızı refleksin rutin değerlendirilmesi bu hastalığın erken tespitinin en etkili yoludur. Bu nedenle yenidoğan döneminden itibaren bebeklerdeki ve çocuklardaki rutin göz muayeneleri aksatılmamalıdır.
Nazolakrimal kanal tıkanıklığı: Bebeklerde sık görülen bu tablo sürekli sulanma ve çapaklanmayla kendini gösterir. Bebek doğduğundan itibaren gözü sarı renkli çapaklanır ve gözyaşı dışa akar. Bu durum göz hekimi tarafından tespit edildiğinde antibiyotikli damla eşliğinde aileye masaj tarif edilir. Bu tedavi ile büyük çoğunluğu birinci yaşa kadar kendiliğinden açılır. Açılmadığı takdirde sondalama uygulamasıyla tedavi edilir.

Miyopi Salgını: Çocuklarımızın Gözleri Neden Bu Kadar Kötüleşiyor?
Miyopi dünya genelinde, özellikle Doğu Asya ülkelerinde, prevalansı yüzde doksana varan bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Araştırmalar, miyopinin 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısını etkileyeceğini öngörmektedir.
Türkiye de bu tablonun içindedir. Çocukların ekran başında geçirdikleri sürenin uzaması, dışarıda geçirilen zamanın azalması ve yoğun yakın çalışma miyopinin hem görülme sıklığını hem de ilerleme hızını artırmaktadır.
Miyopi yalnızca bir gözlük numarası sorunu değildir. Yüksek miyopi; glokom, katarakt, retina dekolmanı ve miyopik maküler dejenerasyon gibi görmeyi tehdit eden hastalıklarla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak, yalnızca görmeyi düzeltmek değil gözü tehlikeli hastalıklardan korumak için de hayati bir hedeftir. Günümüzde amaç yalnızca gözlük vermek değil, miyopi ilerlemesini mümkün olduğunca yavaşlatmaktır.
Kliniğimizde Miyopi Kontrolü: Sadece Gözlük Yazmıyoruz
Kliniğimizde miyopisi olan çocuklar özel bir takip programıyla izlenmektedir. Her kontrolde gözün ön-arka uzunluğu (aksiyel uzunluk) ölçümü yapılarak gözün büyüme hızı sayısal olarak takip edilmektedir. Tedavi stratejisi bu verilere göre bireysel olarak belirlenmektedir.
Düşük doz atropin damlaları: Küçük miktarlarda uygulanan atropin damlalarının iki ila üç yıl boyunca çocuklarda miyopi ilerlemesini yavaşlatabileceği gösterilmiştir. Yüzde 0.01 konsantrasyondaki atropinin minimal yan etki profiliyle miyopi kontrolünde etkin olduğu ortaya konmuştur. Rutin uyguladığımız bir yöntem olmamakla beraber tedavi skalamızın içerisindedir.
Miyopi kontrol günlük lensleri: Miyopi kontrolü için özel olarak tasarlanmış bu yumuşak günlük lensler, hem kırma kusurunun düzeltilmesini hem de miyopinin ilerlemesini aynı anda hedefler. Çok merkezli klinik çalışmalar, günlük lensin miyopi ilerlemesini birden fazla yıl boyunca etkin biçimde yavaşlattığını göstermiştir. Günlük tek kullanımlık yapısı hijyen açısından önemli bir avantaj sağlar, lens bakımı gerektirmez ve enfeksiyon riski düşüktür. Çalışmalar, yumuşak günlük miyopi kontrol lenslerinde ciddi yan etki bildirilmediğini ortaya koymuştur. Kliniğimizde deneme seti ile göze uygulamalı değerlendirme yapılarak bu lens seçeneği de bireysel olarak planlanmaktadır.
Ortokeratoloji (gece lensleri): Geceleri uyku sırasında takılan bu özel sert lensler korneayı yeniden şekillendirerek gündüz lenssiz ve gözlüksüz görme sağlar; ayrıca miyopi ilerlemesini kalıcı olarak yavaşlatma potansiyeli taşımaktadır. Yumuşak, günlük, kullan-at lenslere göre kullanımı farklılık gösterir.
Miyopi kontrol gözlükleri: Periferik miyopik defokus oluşturan özel dizaynlı gözlük camlarının miyopi ilerlemesini tek odaklı camlara kıyasla anlamlı biçimde yavaşlattığı bilinmektedir.
Hangi yaklaşımın uygulanacağı; çocuğun yaşına, miyopi derecesine, ilerleme hızına ve aile tercihlerine göre bireysel olarak belirlenmektedir. Kliniğimizde miyopi kontrolü uygulanan çocuklar düzenli takip edilmekte ve göz büyümesi objektif ölçümlerle izlenmektedir.
Aileler İçin Kılavuz: Çocuğumu Ne Zaman Göz Hekimine Götürmeliyim?
Yenidoğan döneminde: Kırmızı refleks değerlendirmesi doğumdan hemen sonra yapılmalıdır. Prematüre doğan tüm bebekler prematüre retinopatisi (ROP) taraması için ayrıca değerlendirilmelidir. Ailede retinoblastom (çocukluk çağı göz kanseri), doğuştan (konjenital) katarakt veya doğuştan (konjenital) glokom öyküsü varsa ilk muayene ertelenmemelidir.
1-3 yaş: Bu yaş dönemindeki bebek ve küçük çocuklarda dış göz muayenesi, göz bebeği (pupilla) değerlendirmesi, korneal ışık refleksi ve fiksasyon-takip değerlendirmesi her rutin çocuk sağlığı kontrolünde yapılmalıdır. Sürekli sulanma, göz kısma, göz bebeğinde beyazlık olması veya göz kayması fark edildiğinde hiç beklenmeden o gün göz hekimine başvurulması gerekmektedir. Plusoptix gibi çocuk otorefraktometre cihazları güvenilir ölçüm sağlar.
3-5 yaş: Ambliyopi ve risk faktörlerini tespit etmek için tüm çocuklarda üç ila beş yaşları arasında en az bir kez görme taraması yapılması önerilmektedir.
Okul öncesi dönem (5-6 yaş): Okula başlamadan önce her çocuğun göz muayenesinden geçmesi gerekir. Genellikle ailelerin bu dönemdeki en sık yakınması "televizyonu yakından izlemeye çalışıyor" şeklindedir. Anaokulu eğitiminde ya da ailesinin eğitsel yönetiminde olan çocuk yazıyla tanışmıştır. Tahtayı görememeyi, kitabı yakında tutmayı ya da okumaktan kaçınmayı çocuklar çoğunlukla dile getiremez; ancak muayene sırasında her türlü bozukluk tespit edilir.
Okul çağı (6-18 yaş): Miyopi salgınının en hızlı ilerlediği evredir. Yılda en az bir kez göz muayenesi önerilir. Şu belirtiler varsa muayene acildir:
- Tahtayı görmek için gözlerini kısan ya da öne eğilen çocuk
- Okumaktan kaçınan ya da çabuk yorulan çocuk
- Sık baş ağrısı yakınması
- Bir gözü kapayarak bakan çocuk
- Göz kayması ya da görme alanında karartı
Bu takip kılavuzu normal koşullarda uygulanabilir. Ancak çocukta şaşılık, göz tembelliği, yüksek göz numarası veya aile öyküsü mevcutsa takip aralıkları hekimin belirlediği şekillerde değişebilir.
Özel Durumlarda Çocuklarda Göz Muayenesi
Romatolojik hastalığı olan çocuklarda: JİA ya da başka bir romatolojik hastalık tanısı alan her çocuk, göz şikâyeti olmasa da göz hekimine yönlendirilmelidir. Yüksek riskli grupta tanıdan sonra altı hafta içinde ilk tarama yapılmalı ve ardından her üç ayda bir kontrol sürdürülmelidir. Romatolojik hastalıklarda görülen göz içi iltihaplar (üveit) sinsi seyirli olduğu için çocuk herhangi bir şey ifade etmeyebilir, aile hiçbir şey fark etmeyebilir; ama hasar sessizce ilerler.
Aile öyküsü varsa: Ebeveynlerden birinde yüksek miyopi, şaşılık, göz tembelliği ya da konjenital göz hastalığı varsa çocuk daha erken ve daha sık takip edilmelidir.
Muayeneleri Aksatmayın: Zaman Geri Döndürülemez
Çocuk hayatı boyunca hep bulanık görmüşse, bu onun için normaldir; çünkü çocuklar başka türlüsünü bilmezler, bu nedenle şikâyet de etmezler. Görme muayenesi ile çocuk dünyayı ne kadar 'göremediğini' fark eder. Bunu mümkün kılan şey zamanında yapılmış rutin bir muayenedir. Çocuklarda görme gelişiminin kritik dönemi yaklaşık sekiz yaşına kadardır. Bu pencere içinde fark edilmeyen ve tedavi edilmeyen her sorun, ileride telafi edilemeyecek bir görme kaybına dönüşebilir. Çocuğunuzun hiçbir şikâyeti olmasa bile, hatta size "iyi görüyorum" dese de, düzenli göz muayenesi bu yaş grubunda vazgeçilmezdir.
Çocuk göz muayenesi, sabır ve deneyim gerektiren bir alandır.
Çocuk göz muayenesi kliniğimizde en yoğun hasta kabul ettiğimiz bölümlerden biridir. Çocuk göz hastalıkları, özel deneyim ve sabır gerektiren bir alandır; bu sebeple de en hassasiyetle yürüttüğümüz dallardan biridir. Yenidoğan döneminden yetişkinlik çağına kadar her yaş grubuna yönelik, yaşa ve gelişim düzeyine uygun muayene protokolleri uygulanmaktadır.
Plusoptix ile göz bozukluklarına yönelik ölçüm, sikloplejik refraksiyon, şaşılık ve ambliyopi değerlendirmesi, kapama tedavisi takibi, üveit gibi gözü tutabilecek çocukluk çağı hastalıklarının tarama programı kliniğimizde bir bütün olarak sunulmaktadır. Miyopi ilerlemesinin takibi ayrı bir protokol dahilinde uygulanmaktadır.
Hastalığı veya riskleri ne olursa olsun her çocuk bireysel olarak değerlendirilmekte, tedavi planı ailenin aktif katılımıyla şekillendirilmektedir.
Amacımız yalnızca bugün için iyi görmeyi sağlamak değil, çocuğunuzun gelecekteki görme sağlığını da korumaktır.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.