Prematüre Retinopatisi (ROP): Erken Doğan Bebeklerde Tarama, Belirtiler ve Tedavi
Heyecanla beklediğiniz bebeğiniz sizden de heyecanlıydı ve erkenden gelerek gözlerini açıverdi dünyaya yoğun bakım, monitörler, tüpler, çokça endişe derken taburcu oldunuz. Oh çok şükür bitti derken size dediler ki; en geç şu tarihte göz hekimine kontrole gideceksiniz.
Bu kadar yorgunluğun ortasında bir de size "gözleri kontrol ettirilmeli" denmesi, gereksiz bir ek yük gibi gelebilir. Ancak asla değil. Güzelim bebeğinizin bir ömür boyu dünyaya sağlıklı gözlerle bakabilmesinin eşiğindesiniz. Verilen muayene randevusuna mutlaka bebeğinizi götürmelisiniz.
Neden? Prematüre retinopatisi gerçekten korkulması gereken bir hastalık mı?
Cevap kısa ve net: Evet. Prematüre retinopatisi (bundan sonra kısaca ROP olarak bahsedeceğiz) erken doğan bebeklerde gelişebilen ve zamanında fark edilmediğinde kalıcı görme kaybına, hatta körlüğe yol açabilen çok ciddi bir göz hastalığıdır. Çocukluk çağındaki önlenebilir körlük sebeplerinin başında gelmektedir. Erken yakalandığında büyük çoğunluğu başarıyla tedavi edilebilir.
Retinal Damarların Gelişimi ve Erken Doğum
Retina damarları anne karnında yaklaşık 14-16. gebelik haftasında oluşmaya başlar. Bu damarlanma görme sinirden çıkarak retinanın çevrelerine doğru ilerlemeye başlar. Normal koşullarda tamamlanması nazal (burun) taraftaki damarlarda yaklaşık 36. haftada, temporal (şakak) taraftaki damarlarda ise 40. haftada tamamlanır.
Bebek erken doğduğunda bu süreç doğduğu hafta ile orantılı olarak yarıda kesilir. Damarların ilerleyemediği retina bölgeleri, oksijenden ve besin maddelerinden yoksun kalır. Damarsız bölgelerden Vascular Endothelial Growth Factor (VEGF, yani damar büyütücü faktör) adlı bir protein salınarak yeni damar oluşturması istenir. Ama bu aceleyle büyüyen yeni damarlar sağlıksız, kırılgan, düzensiz yapıdadır. Zamanla retinanın yüzeyinde istenmeyen sıkı dokular oluşturarak retinayı yerinden çekmek suretiyle koparabilirler. Böylece retina dekolmanları meydana gelebilir.; benzer bir mekanizmayı diyabetik retinopati sayfamızda da anlatıyoruz.
Bu sürece prematüre retinopatisi diyoruz.
Prematüre Retinopatisi Hastalığı Nasıl Sınıflandırılır?
Anatomik Lokalizasyonlar
Damarların (veya gelişmiş ise hastalığın) ilerlemesini tarif etmek için retina anatomik olarak görme siniri merkez alınmak suretiyle 3 bölgeye ayrılır;
Zon I: En merkezde kalan ve damarların ilk gelişmeye başladığı bölge. Görme siniri ile sarı nokta arasındaki mesafenin iki katı çapındaki dairesel alanı kapsar. Burada gelişebilecek hastalık en ciddi ve en hızlı ilerleyen formu oluşturur.
Posterior Zon II: ICROP-3 çalışması ile netleştirilen bölgedir. Zon I'in önündeki alandır. Klinik açıdan kritik öneme sahiptir.
Zon II: Görme sinir başından nazal tarafta retinanın en uç noktasına kadar uzanan, Zon I dışındaki dairesel alan.
Zon III: En dış bölge. Temporal yani en geç damarlanan tarafta kresent (hilal) şeklinde kalan ince bir alandır. Buradaki hastalık genellikle en iyi seyirlidir çünkü retinal damarlar artık neredeyse en uç noktaya kadar ilerlemiştir.
Hastalığın Evreleri
Evre 1: Damarlı ve damarsız bölgelerin sınırındaki, satıhtan yüksekliği olmayan ince bir çizginin varlığı (demarkasyon hattı).
Evre 2: Evre 1 deki hattın hafifçe yüzeyden kabarık hale gelmesi (ridge)
Evre 3: Evre 2 de gelişen yapının anormal damarlarla sarılmış hale gelmesi (ekstraretinal fibrovasküler proliferasyon).
Evre 4A: Kısmi retina dekolmanı var ama sarı nokta henüz etkilenmemiş.
Evre 4B: Kısmi retina dekolmanı var ve sarı nokta etkilenmiş.
Evre 5: Tam retina dekolmanı.
Kötüleşmenin En Önemli İşareti Olarak Artı (Plus) Hastalığın Varlığı
Retina damarlarının (hem atardamar hem de toplardamarlarda) kıvrımlanma ve genişlemeler göstermesi artı hastalık olarak tanımlanır. Bu bulgu hastalığın şiddetinin ilerleyebileceğinin bir göstergesidir ve tedavi kararında kritik rol oynar.
Artı öncesi (Preplus) hastalık: Yukarıda tanımlanan artı hastalığı karşılamak için yetersiz düzeyde olup ama normalin de üzerinde damarsal değişikliğe işaret eden bulguların varlığıdır.
Agresif ROP (A-ROP)
Eski adıyla APROP olan bu tablo, 2021'de A-ROP olarak yeniden tanımlanmıştır. Hızlı ilerleyen, klasik evreleme basamaklarını atlayarak doğrudan evre 4-5'e geçebilen, en tehlikeli hastalık formudur. Hastalık Zon I veya posterior Zon II'de yerleşir. Damarsız ve damarlı alan arasındaki klasik formun dışında düz yeni anormal damarlanma görülür. Tanısı güç olan bu damarlanma tipi atlanabileceğinden bebeğin prematüre retinopatisi konusunda yetkin ve deneyimli bir göz hekimi tarafından değerlendirmesi şarttır. A-ROP tanısı konulduğunda vakit kaybetmeksizin tedaviye başlanmalıdır.
Türkiye'deki Tabloda TR-ROP Çalışması Ne Söylüyor?
Türk Neonatoloji Derneği ve Türk Oftalmoloji Derneği'nin ortak yürüttüğü TR-ROP çalışması, Türkiye'de, gelişmiş ülkelerin aksine, daha büyük ve daha olgun bebeklerde de ciddi ROP gelişebildiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle ülkemize özgü tarama kriterleri oluşturulmuştur.
Hangi Bebekler Taranmalı? Türkiye Kriterleri

Türk Neonatoloji Derneği ve Türk Oftalmoloji Derneği'nin 2021 yılında güncellenen ortak rehberine göre Türkiye için önerilen tarama kriterleri şöyledir:
- Tüm bebeklerde tarama önerilir:
- Gebelik yaşı 34 haftanın altında olan tüm bebekler
- Doğum ağırlığı 1700 gram ve altında olan tüm bebekler
- Ek risk varsa tarama önerilir:
Gebelik yaşı 34 hafta ve üzerinde ya da doğum ağırlığı 1700 gramın üzerinde olmasına karşın kalp ve solunum sistemleri için destek tedavisi uygulanmış bebekler
Bebeği takip eden klinisyenin ROP gelişimi açısından riskli gördüğü prematüre bebekler
Ek risk faktörleri arasında uzun süreli oksijen tedavisi, mekanik ventilatör gereksinimi, sepsis, intrakraniyal kanama, metabolik asidoz, kan transfüzyonu ve yavaş postnatal kilo alımı sayılabilir.
İlk Muayene Ne Zaman Yapılmalı?
Türkiye rehberi, ilk muayene zamanını bebeğin doğduğu gebelik haftasına göre belirlemiştir:
Gebelik yaşı 27 haftanın altında olan bebekler için ilk muayene postmenstrüel* 30-31. haftada yapılmalıdır. Gebelik yaşı 25 haftanın altındaki bebeklerde ise postmenstrüel 31. hafta beklenmeden, doğumdan 6 hafta sonra ilk muayene yapılabilir.
Gebelik yaşı 27 hafta ve üzerinde olan bebekler için ilk muayene doğumdan sonra 4. haftada yapılmalıdır.
* postmenstrüel yaş: gebelik haftası artı takvim yaşıdır.
Muayene Nasıl Yapılır?
Prematüre retinopatisi muayenesi, bu konuda yetkin ve yeterli bir retina uzmanı ya da pediatrik oftalmolog tarafından binoküler indirekt oftalmoskop ve 20 veya 28 dioptrilik lens kullanılarak, skleral çökertme eşliğinde yapılan özel bir muayenedir.
Muayeneden yaklaşık bir saat önce başlanmak suretiyle bebeğin göz damlası ile gözbebekleri büyütülür.
Muayene başlamadan hemen önce bebeğin gözüne ağrı ve acı duymaması için topikal anestezik yani uyuşturucu göz damlası uygulanır. İşlem sırasında bebeğin kundaklanması, emzik verilmesi ya da oral sükroz uygulanması rahatsızlığı belirgin ölçüde azaltır. Bebek deneyimli bir hemşire tarafından dikkatlice sabitlenir.
Muayene, bebeğin haftası düşük ise, mümkünse yenidoğan yoğun bakım ünitesi içinde, neonatoloji ekibinin eşliğinde ve monitörize iken yapılmalıdır.
Takip Hangi Sıklıkta Yapılmalıdır ?
İlk muayenedeki bulgulara göre izlem takvimi bireysel olarak planlanır:
- 3-4 günde bir veya daha sık muayene:
- Zon I'de evre 1-2 ROP
- Zon II'de evre 3 ROP
- Zon I'de avasküler retina (henüz hastalık gelişmemiş)
- A-ROP şüphesi
- Haftada bir muayene:
- Zon I'de gerileyen ROP
- Zon II'de evre 2 ROP
- Posterior Zon II'de damarsız retina
- İki haftada bir muayene:
- Zon II'de evre 1 ROP
- Zon II'de gerileyen ROP
- Zon II'de olgunlaşmamış damarlanma
- İki-üç haftada bir muayene:
- Zon III'de evre 1-2 ROP
- Zon III'de gerileyen ROP
- Bulgularda kötüleşme ya da preplus hastalık saptanırsa muayene sıklığı hekimin kararına göre artırılır.
Takip Ne Zaman Sonlandırılabilir?
- Tam retinal damarlanma (bu kriter özellikle anti-VEGF tedavi uygulanmış hastalarda daha çok önem arz eder)
- Daha önce Zon I veya II'de ROP saptanmamış ve retinal damarlanma Zon III'e ulaşmışsa
- Daha önce eşik öncesi veya daha ağır ROP saptanmamış ve bebeğin yaşı postmenstrüel 45. haftaya ulaşılmışsa
- Gerileyen ROP' ta tekrarlama riski taşıyacak anormal damarsal doku kalmadığı kesin olarak tespit edilmişse
Anti-VEGF tedavisi almış bebeklerde özellikle tekrarlama riskinin yüksek olduğu 44 ve 55. haftalar arasında dikkatli olunmalıdır ve Anti-VEGF tedavili bebeklerde tarama en az postmenstrüel 60. haftaya kadar sonlandırılmamalıdır.
Tedavi: Kim, Ne Zaman, Nasıl?
Hangi Durumlar Tedavi Gerektirir?
Türkiye rehberine göre tedavi endikasyonları şunlardır:
- Zon I'de evre 1 veya evre 2 ROP ve artı hastalık
- Zon I'de evre 3 ROP
- Zon II'de evre 2 veya evre 3 ROP ve artı hastalık
- A-ROP
- A-ROP'ta mümkün olan en kısa sürede, diğer ciddi vakalarda ise en geç 48-72 saat içinde tedaviye başlanmalıdır.
Standart Tedavi: Lazer Fotokoagülasyon
Damarsız retinanın lazerle yakılması, günümüzde hâlâ standart tedavi yöntemidir. Amaç, anormal damar büyümesini tetikleyen faktörleri salgılayan bölgeleri etkisiz kılmaktır. Lazer, anormal damarların üzerine değil, damarsız alanlara uygulanır.
Tedavi genel anestezi ya da intravenöz sedasyon altında yapılabilir. Damarsız sahaların genişliğine göre 15 dakika ile 1 saat arasında sürer.
Lazer sonrası görme alanında daralma oluşabileceği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle A-ROP ve Zon I hastalıkta (çok geniş damarsız sahalar olduğu için) lazer genellikle ilk tercih olmamaktadır.
Seçilmiş Vakalarda Güçlü Bir Alternatif: Anti-VEGF Enjeksiyonu
Anormal damar büyümesini tetikleyen VEGF proteinini bloke eden bu ilaçlar, göze yapılan çok ince bir enjeksiyonla uygulanır. Enjeksiyon sonrasında artı hastalığın 24 saat içerisinde hızla gerilediği görülür.
Bevacizumab, ranibizumab ve aflibersept bu grupta kullanılan başlıca ajanlardır.
Anti-VEGF özellikle şu durumlarda tercih edilir:
- Zon I veya posterior Zon II'de hastalık
- A-ROP varlığı
- Makulanın halen damarlanmadığı posterior hastalık
- Yetersiz pupil dilatasyonu, kornea veya lens opasitesi, kanamalı veya bulanıkvitreus
- Genel durumu lazer tedavisi için verilecek anesteziyi kaldıramayacak kadar sorunlu olan bebekler
Kritik uyarı: Anti-VEGF enjeksiyonu sonrasında retinal vaskülarizasyon yavaş ilerler, hatta bazı bebeklerde hiç tamamlanamayabilir. Bu nedenle bu gruptaki bebeklerde takip çok daha uzun sürer. Postmenstrüel 60. haftada fundus flöresein anjiyografi çekilerek kalan damarsız alanlara profilaktik lazer uygulanması önerilmektedir.
Bevacizumab alan bebeklerde lazer tedavisi alanlara kıyasla nörogelişimsel sorunların daha sık görülebileceğine dair yayınlar mevcuttur. Bu konuda aileler tedavi öncesinde mutlaka bilgilendirilmeli ve yazılı onam alınmalıdır.
Vitreoretinal Cerrahi
Evre 4 ve Evre 5' te yani kısmi ya da tam retina dekolmanı geliştiğinde tek seçenek cerrahidir. Bu evrelerde lazer veya anti-VEGF yeterli olmaz.
Evre 4A'da sarı nokta etkilenmemiş olduğu için hem anatomik hem görsel açıdan daha iyi sonuçlar alınabilmektedir. Evre 4B ve Evre 5'te başarı oranları belirgin biçimde düşmektedir. Evre 5'te cerrahi genellikle önerilmez; ancak bilateral ve çok yeni gelişmiş vakalarda gözün deforme olmasını önlemek ve ışık hissi düzeyinde görme kazandırmak amacıyla denenebilir. Işık hissinin olması, vücudun diürinal ritminin sağlanması ve yön bulma açısından önemlidir.
Tedavi Sonrası Takip

Lazer fotokoagülasyon tedavisi sonrasında muayeneler 1. gün ve 7. günde yapılmalı, hastalık gerileyene kadar haftada bir tekrarlanmalıdır. Anti-VEGF sonrasında ise iyileşme çok daha hızlıdır. 2 - 3 gün içinde bulgularda belirgin iyileşme beklenir.
Tedavi gerektiren ciddi ROP gelişmese dahi, tüm ROP hastaları akut tablo geriledikten sonra 6 ay ile 1 yıl içinde kapsamlı göz muayenesi için tekrar görülmelidir.
Ömür Boyu Takip Şart: Tedavi Bitti, Her Şey Bitti mi? Hayır!
ROP' un az bilinen ama en önemli özelliklerinden biri, hastalığın bebeklik döneminde tedavi edilmesiyle takip sayfasının kapanmamasıdır.
Türkiye rehberi bu konuda çok net bir mesaj vermektedir: Ciddi ROP gelişmiş veya tedavi uygulanmış hastalarda ömür boyu takip, özellikle adolesan ve yetişkin dönemde görülebilen göz sorunlarının taranması açısından vazgeçilmezdir.
Bu çocuklarda normal prematüre bebeklerle kıyaslandığında bile şu sorunlar çok daha sık görülmektedir:
Miyopi ve kırma kusurları: Periferik retina hasarı gözün uzunluğunu ve kornea eğimini etkiler. Yüksek miyopi bu grupta yaygındır. Erken dönemde gözlük reçete edilmesi hem görme keskinliğini hem de göz tembelliği riskini doğrudan etkiler.
Göz tembelliği (ambliyopi): İki gözün farklı numarasının olması ve bir gözün az görmesi ya da şaşılık, beynin bir gözü tercih ederek diğerini devre dışı bırakmasına yol açabilir. Devre dışı bırakılan göz tembelliğe gider. Bu süreç kritik görme gelişim döneminde, yani ilk yedi-sekiz yılda gerçekleşir. Tedavi edilmeyen ambliyopi kalıcı görme kaybına dönüşür.
Şaşılık: Prematüre doğan bebeklerde belirgin biçimde daha sık görülür.
Glokom: Göz içi basıncının artmasıyla seyreden bu hastalık sinsi ilerleyebilir. Düzenli kontrol olmadan fark edilmeyebilir.
Retina yırtığı ve dekolmanı: Tedavi uygulanan vakalarda retina dekolmanı riski tedavi uygulanmayan vakalara kıyasla artmış olarak bildirilmektedir. Bu risk ergenlik ve yetişkinlik döneminde de devam eder.
Katarakt: Özellikle vitrektomi geçiren gözlerde erken başlayabilir.
Nörogelişimsel sorunlar: Ciddi ROP gelişen vakalarda bilişsel, motor ve işitme sorunları 3-4 kat daha sık görülmektedir. Göz takibi ile birlikte çocuk nörologları tarafından nörogelişimsel takipler de ihmal edilmemelidir.
Ailelere En Önemli Mesajlar
Türkiye rehberi, ailelerin bilgilendirilmesini bir zorunluluk olarak tanımlamaktadır. İzlem randevularına gelinip gelinmediği ve önemin anlatılıp anlatılmadığı yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır. Karşılaşılan en büyük sorun, taburculuk sonrası takibin aileler tarafından aksatılmasıdır.
Değerli aileler şunu lütfen unutmayın:
Bebeğiniz yoğun bakımdan ayrılmadan önce ilk göz kontrol randevunuz size yazılı olarak verilmelidir. Bu randevuya gitmeniz zorunludur. Bebeğim iyiyleşti, taburcu oldu, artık sağlıklı düşüncesi bu gerekliliği ortadan kaldırmaz.
Taburculuk sonrasındaki takip programı şöyle düşünülebilir:
Erken dönemde: Göz hekiminizin söylediği tarihlerde bebeğinizi muayeneye götürmelisiniz. Prematüre retinopatisi tehlikesi tamamen geçene kadar bebeğinizi kontrol altında tutulacaktır.
İlk 1 yıl: Kırma kusuru ve göz tembelliği değerlendirmesi. Erken gözlük başlanması gerekebilir.
Okul öncesi dönem (3-5 yaş): Görme keskinliği, şaşılık ve ambliyopi taraması.
Okul çağı: Miyopi ilerlemesi ve öğrenme güçlüğüne katkıda bulunabilecek görme sorunları.
Ergenlik ve yetişkinlik: Glokom ve retina yırtığı açısından yılda en az bir kez göz dibi muayenesi yapılmalıdır ve bu alışkanlık yaşam boyu sürdürülmelidir.
ROP, yalnızca bebeklikte değil yaşam boyu dikkat gerektiren bir süreçtir.
Muayenehanemizde hem erken dönem ROP taraması ve tedavisi hem de ROP öyküsü olan çocuk ve yetişkinlerin uzun vadeli göz sağlığı takibi yürütülmektedir. Her muayenede retinal görüntülemeler yapılmakta ve kayıt altına alınmaktadır. Her hasta, yaşına ve risk profiline göre bireysel olarak değerlendirilmektedir.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır. Bu sayfa ayrıca Türk Neonatoloji Derneği ve Türk Oftalmoloji Derneği'nin Türkiye Prematüre Retinopatisi Rehberi 2021 yılı Güncellemesi esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.