Caddebostan · İstanbul / 0 532 400 88 98
Uzmanlık
Retinatedavileri
Anasayfa/Retina Tedavileri/Göz İçi Membranları Soyma

"Retina; gözün en ince ve hassas tabakasıdır. Bu hassas alanı milimetrik bir titizlikle ele alıyoruz..."

Epiretinal Membran (Sarı Nokta Zarı): Görmenizi Eğip Bükebilen İncecik Zar

Düz çizgiler size eğri büğrü mü görünmeye başladı ? Okuduğunuz harfler kıvrılıyor mu? Karşınızdaki yüzleri, gördüğünüz nesneleri olduğundan büyük ya da küçük mü algılanıyorsunuz? Bu tarz belirtiler çoğu zaman bir göz numarası sorunu olarak yorumlanır. Ancak sorun bazen çok daha özel ve çok daha başka bir yerde yatıyor olabilir: sarı noktanın (makula) üzerinde gelişen incecik bir zar.

Göz içi membran soyma: epiretinal membranın retina yüzeyinden mikrocerrahi pensetle ayrılması

Görme noktanızın önünde bir zar mı var?

Tıp dilinde epiretinal membran adı verilen bu yapı, merkezi görmeyi sağlayan sarı noktanın yani gözün en hassas bölgesinin yüzeyinde oluşan saydam, ince bir zardır. İlk başlarda pek bulgu vermeyebilir ama kalınlaştıkça altındaki retinayı çekmeye, büzmeye ve görüntüyü değiştirmeye başlar.

Neden Oluşur?

Epiretinal membranların büyük çoğunluğu idiyopatik yani bilinen bir nedene bağlanamayan bir süreçle gelişir. Ancak bazı vakalarda epiretinal membran altta yatan bir göz sorununa eşlik eder:

  • Retina yırtığı ya da dekolmanı
  • Retinal damar hastalıkları (ven tıkanıklıkları, diyabetik retinopati)
  • Retinal lazer veya kriyoterapi uygulamaları
  • Göz içi cerrahilerden sonra
  • Göz içi iltihaplanmalar (üveit)
  • Göz travması
  • Nadir nedenler (toxoplasma retinokoroiditi sonrası, Coat’s hastalığı, göz içi tümörler)

Belirtiler Nelerdir ?

Epiretinal membranın en karakteristik belirtisi metamorfopsi yani cisimleri eğri büğrü görme halidir. Kişiler düz çizgileri eğri, dalgalı ya da kırık görebilirler. Diğer sık yakınmalar ise;

Görme keskinliğinde azalma: Okuma, detay gerektiren işlerde güçlük ilk belirtiler arasındadır.

Makropsi ve mikropsi: Cisimlerin olduklarından daha büyük ya da daha küçük algılanmasıdır. Bu bulguyu hastalar "bir gözümle baktığımda her şey farklı boyutta görünüyor" diye tarif edebilirler.

Membran İlerlerse Ne Olur?

Epiretinal membranlar zaman içinde kasılma eğilimi gösterir. Bu kasılma altındaki retinanın katlanmasına, buruşmasına ve kalınlaşmasına yol açar. Sarı noktanın yapısal bütünlüğü bozulur ve merkezi görme giderek artan bir hızla kötüleşir.

Bazı epiretinal membranlar ise yıllarca sakin kalır ve ciddi bir görme kaybına neden olmaz. Hastanın yaşam kalitesini etkileyen bulguların varlığı, OKT görüntülerindeki değişimin hızı, görme keskinliğinde azalma ve metamorfopsi (cisimleri eğrilmiş görme) varlığı tedavi kararını şekillendiren temel ölçütlerdir. Amsler ızgarası testi bu belirtiyi evde saptamada kullanılan basit ama etkili bir yöntemdir.

Tanı Nasıl Konulur?

Göz dibi muayenesi: Göz bebeği büyütüldükten sonra retina yüzeyindeki membran çoğunlukla doğrudan görülebilir. Membranın varlığı ve yaygınlığı değerlendirilir.

Optik Koherens Tomografi (OKT): Epiretinal membranın tanısında ve takibinde altın standarttır. Retinanın katlarını kesit olarak görüntüleyen bu yöntem, membranın kalınlığını, retina yüzeyiyle ilişkisini ve altındaki retinal çekintilenmenin derecesini çok büyük hassasiyetle ortaya koyar. Tedavi kararı ve cerrahi zamanlama büyük ölçüde OKT bulgularına dayanır. OKT anjiyografi ise eşlik eden damarsal bir tutulumun varlığını değerlendirmede ek bilgi sağlar.

Fundus flöresein anjiyografi: Eşlik eden retinal damar hastalığından ya da sızıntıdan şüphelenildiğinde uygulanabilir.

Ameliyat mikroskobu başında retina cerrahı

Tedavi: Tek Seçenek Cerrahi

Epiretinal membranın gözlükle, damlayla, ilaçla ya da lazerle tedavisi mümkün değildir. Görmeyi etkileyen semptomlar geliştiğinde tek tedavi seçeneği vitrektomi ameliyatıdır. Gözün içine çok ince aletlerle girilerek, sarı nokta önündeki zar çok hassas bir şekilde retinanın yüzeyinden soyulur.

Ancak her epiretinal membran hemen ameliyat gerektirmez. Özellikle semptomların hafif olduğu, OKT ile değerlendirmede retinanın şekil bozukluğunun sınırlı kaldığı ve görme keskinliğinin iyi düzeyde korunduğu vakalarda yakın takip ve doğru zamanlama stratejisi benimsenebilir. Ancak, cerrahi için acele etmek kadar, çok beklemek de olumsuz sonuçlara yol açabilir. Ameliyat öncesindeki görme seviyesi, cisimleri görmedeki şekil bozukluğunun gelişip gelişmediği ve OKT ile değerlendirme, hem cerrahi zamanlamayı planlamada hem de ameliyat sonrası kazanımı belirlemede en önemli etkenmlerdir.

Ameliyat Nasıl Yapılır?

Epiretinal membran ameliyatı, modern vitreoretinal cerrahinin en incelikli işlemlerinden biridir.

İlk adımda vitrektomi ile gözü dolduran vitreus jeli temizlenir. Ardından retinanın yüzeyindeki membran, özel boyalarla görünür kılınır ve hassas tutucularla dikkatle soyulur. Ameliyattan sonra gerekirse gözün içine tamponad madde verilebilir.

Ameliyat Sonrası: Ne Beklemeli?

Epiretinal membran ameliyatının sonuçları genel olarak oldukça yüz güldürücüdür. Ancak iyileşme biraz zaman gerektirir.

Görme keskinliğindeki düzelme hemen başlamaz. Retina yapısal bütünlüğünü kazandıkça, aylar içinde kademeli bir iyileşme yaşanır. Maksimum görsel kazanım kişiden kişiye değişebilir. Gözün ameliyat öncesi durumuna bağlı olmak üzere ameliyattan 6-12 ay sonrasına uzayabilir. Çarpık görme, görme keskinliğine göre daha yavaş düzelebilir ve bazı vakalarda kısmen kalıcı olabilir.

Nüks: Epiretinal membranın çıkarıldığı vakalarda takip sürecinde yeniden membran gelişimi görülebilir. Bu nedenle ameliyat sonrası düzenli OKT kontrolü ihmal edilmemelidir.

Muayenehanemizdeki Yaklaşımımız

Epiretinal membran, her hastada farklı bir ağırlıkla seyreden ve "ameliyat mı, takip mi?" sorusunun titizlikle değerlendirilmesini gerektiren bir hastalıktır.

Muayenehanemizde her hasta detaylı muayene, OKT ve gerektiğinde OKT anjiyografi ile kapsamlı biçimde değerlendirilmekte; semptomların şiddeti, görme düzeyi ve membranın retinada yaptığı çekintinin derecesi birlikte ele alınarak bireysel bir tedavi planı oluşturulmaktadır.

İçeriği Hazırlayan
Prof. Dr. Hande Çeliker
Uzmanlık
Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
Son Güncelleme
Site Editörü İletişim
editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
Bilimsel Kaynaklar
Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.

Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.

Randevu & İletişim

Muayene randevusu

Randevu talebi, ikinci görüş veya aklınıza takılan tek bir soru için muayenehanemize ulaşabilirsiniz. Talepleriniz en kısa sürede yanıtlanır.

Randevu ve bilgi hattı 0 532 400 88 98