Caddebostan · İstanbul / 0 532 400 88 98
Muayene & Tedaviler
Muayeneve tedaviler
Anasayfa/Muayene & Tedaviler/Genel Göz Muayenesi

"Her göz farklı; doğru tanının ardından tedavi planını birlikte kuruyoruz..."

Genel Göz Muayenesi

Kapsamlı bir göz muayenesi, gözün tüm yapılarını ve görme fonksiyonlarını değerlendiren ayrıntılı bir sağlık incelemesidir.

Genel göz muayenesi öncesi hasta değerlendirmesi: Prof. Dr. Hande Çeliker hastasının şikâyetlerini dinlerken

Göz Muayenesi Neden Önemlidir?

Birçok kişi göz muayenesini yalnızca gözlük numarasını öğrenmek için yapılan bir kontrol olarak düşünür. Oysa kapsamlı bir göz muayenesi, gözün tüm yapılarını ve görme fonksiyonlarını değerlendiren ayrıntılı bir sağlık incelemesidir.

Glokom (göz tansiyonu), yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı), diyabetik retinopati ve bazı retina hastalıkları uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Görme kaybı başladığında ise hastalığın bir kısmı geri döndürülemez hale gelmiş olabilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi yalnızca mevcut şikâyetleri değerlendirmek için değil, henüz belirti vermemiş hastalıkları erken dönemde saptamak için de önem taşır.

Özellikle 40 yaş sonrasında, diyabet veya hipertansiyon gibi sistemik hastalığı bulunan kişilerde ve ailesinde glokom öyküsü olan bireylerde düzenli göz kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Göz Muayenesi Nasıl Yapılır?

Kapsamlı bir göz muayenesi birkaç dakikalık bir gözlük kontrolünden çok daha fazlasını içerir. Muayene sırasında hem görme düzeyi değerlendirilir hem de gözün ön ve arka bölümleri ayrıntılı olarak incelenir.

Hastanın Öyküsünün Değerlendirilmesi

Muayenenin ilk ve en önemli aşaması hastanın öyküsünün dinlenmesidir.

Görme şikâyetleri, kullanılan gözlük veya kontakt lensler, daha önce geçirilmiş göz hastalıkları ve ameliyatlar, kullanılan ilaçlar, diyabet veya hipertansiyon gibi sistemik hastalıklar değerlendirilir. Ailede glokom, sarı nokta hastalığı, diğer kalıtsal göz hastalıkları ve sistemik önemli hastalıkların bulunup bulunmadığı da sorgulanır. Doğru tanıya ulaşmada çoğu zaman iyi alınmış bir öykü en az muayene bulguları kadar değerlidir.

Görme Keskinliğinin Ölçülmesi

Görme keskinliğinin foropter ile ölçülmesi

Göz muayenesinin temel basamaklarından biri görme düzeyinin değerlendirilmesidir. Bu aşamada her iki göz ayrı ayrı test edilir. Standart harf tabloları ile her iki gözün ayrı ayrı gözlüksüz ne kadar net gördüğü ölçülür. Bulunan değer kişinin belirli bir mesafeden ne kadar ayrıntı görebildiğini ifade eder. Mevcut gözlük ya da lensle en iyi görme düzeyi ölçüldükten sonra, numara yeniden değerlendirilerek göz bozukluğunun olup olmadığı konusunda en doğru noktaya ulaşılır. Bu adım hem gözlük reçetesi için hem de ilerleyen muayene bulgularının yorumlanması için temel oluşturur.

Bazı hastalarda görme azalmasının nedeni yalnızca gözlük numarası olmayabilir. Katarakt, retina hastalıkları veya görme siniri (optik sinir) problemleri de benzer yakınmalara yol açabilir. Bu nedenle görme ölçümü her zaman ayrıntılı göz muayenesinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Yarık Lamba Muayenesi (Biyomikroskopi)

Yarık lamba biyomikroskobu, göz hastalıkları uzmanlarının günlük pratiğinde kullandığı en önemli muayene cihazlarından biridir. Bu inceleme sırasında göz kapakları, kirpik dipleri, göz yüzeyi, kornea, ön kamara, iris ve göz merceği, retina ve optik sinir gibi gözün iç ve dış yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilir. Kuru göz, göz kapağı hastalıkları, kornea problemleri, enfeksiyonlar, iltihabi hastalıklar ve katarakt gibi birçok durum bu aşamada saptanabilir. Hasta alnını ve çenesini bir desteğe yaslar; hekim yüksek yoğunluklu ince bir ışık demeti ile gözü büyütülmüş ve üç boyutlu olarak inceler. Pek çok hastalık veya başlangıcı bu muayenede saptanır.

Göz İçi Basıncının Ölçülmesi (Tonometri)

Göz içi basıncı ölçümü diğer bir adıyla tonometri, göz içi basıncını yani göz tansiyonunu ölçen ve glokomu taramak için kullanılan rutin göz muayenesinin bir parçası olduğu gibi, glokom taramasının temel unsurlarından biri olan kritik bir testtir. Goldmann applanasyon tonometrisi yarık lamba eşliğinde uygulanan altın standarttır; ancak çeşitli el tipi cihazlar da kullanılmaktadır. Non-kontakt tonometri ya da halk arasında "hava üfleyen test" olarak bilinen yöntem göze dokunmaksızın basıncı ölçer ve anestezi gerektirmez. Artmış göz içi basıncı, erken tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilen glokomun önemli bir göstergesidir. Glokom, başlangıç dönemlerinde çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilen önemli bir hastalıktır. Göz içi basıncının yüksek bulunması kişinin glokom hastası olduğu anlamına gelmez ancak bu durum ileri inceleme gerektirir. Tersi şekilde bazı hastalarda göz içi basıncı normal olmasına rağmen glokom gelişebileceği için (normotansif glokom) sonuçlar her zaman diğer muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilir.

Göz içi basıncının ölçülmesi, tonometri

Göz Dibi (Retina, Arka Segment) Muayenesi

Göz muayenesinin en önemli bölümlerinden biri retina (fundus, göz dibi) incelemesidir. Göz bebeği damla ile büyütülerek retina, makula (sarı nokta), retinanın en uzak noktaları ve optik sinir özel büyütücü mercekler vasıtasıyla ayrıntılı olarak değerlendirilir. Bu inceleme sayesinde:

  • Sarı nokta hastalığı
  • Diyabetik retinopati
  • Retina yırtıkları ve retina dekolmanı riski
  • Retina damar tıkanıklıkları
  • Optik sinir hastalıkları
  • Glokoma bağlı sinir hasarı erken dönemde saptanabilir.

Göz dibi muayenesi yalnızca göz sağlığı hakkında değil, genel sağlık durumu hakkında da değerli bilgiler verir. Retina damarlarının görünümü, hipertansiyon ve diyabet gibi sistemik hastalıkların göz üzerindeki etkileri hakkında da önemli bilgiler verir.

Göz Hareketleri ve Gözlerin Birlikte Çalışmasının Değerlendirilmesi

İki gözün birlikte ve uyumlu çalışıp çalışmadığı, göz kaslarının koordinasyonu ve odaklama becerisi muayenenin bu adımında değerlendirilir. Şaşılık, çift görme, göz tembelliği ve bazı odaklama problemleri bu değerlendirme sırasında ortaya çıkarılabilir. Özellikle çocuklarda erken tanı, ileride oluşabilecek kalıcı görme kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Ön Kamara Açısının Değerlendirilmesi (Gonyoskopi)

Glokom şüphesi bulunan bazı hastalarda gözün sıvı drenaj sisteminin yer aldığı açı bölgesi özel merceklerle incelenir. Gözün ön kısmındaki iris ile kornea arasındaki açıyı inceleyen bu özel muayene, özellikle göz içi basıncı yüksek olan hastaların değerlendirmesinde uygulanır. Gonyoskopik değerlendirme, glokomun tipinin belirlenmesine ve uygun tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur. Örneğin; ön kamara açısının dar ya da kapalı olması, gözün sıvı drenajını etkileyerek göz içi basıncını yükseltebilir. Bu bilgi hem tanı hem de tedavi planlaması için belirleyicidir.

Renk Görme Testleri

Gerekli görülen hastalarda renk görme değerlendirmesi yapılabilir. Bu test özellikle çocuklarda okul başlangıcı öncesinde ve belirli mesleklerde çalışacak kişilerde önem taşır. Bu testler yalnızca doğuştan gelen renk körlüğünü belirlemek için değil, bazı retina ve optik sinir hastalıklarının değerlendirilmesinde de kullanılmaktadır.

Göz Muayenesi Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

Şikâyetiniz olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırmanız önerilir. Genel olarak:

  • 40 yaşına kadar 2-4 yılda bir
  • 40-54 yaş arasında 1-3 yılda bir
  • 55-64 yaş arasında 1-2 yılda bir
  • 65 yaş sonrasında yılda en az bir kez göz muayenesi yapılması önerilmektedir.

Diyabet, hipertansiyon, yüksek miyopi, glokom şüphesi veya ailede glokom öyküsü bulunan kişilerde kontrol aralıkları daha sık olabilir.

Muayene Sırasında Gerektiğinde İleri Tetkikler

Her hastanın ihtiyacı aynı değildir. Muayene bulgularına göre optik koherens tomografi (OKT), retina görüntüleme yöntemleri, kornea topografisi, görme alanı testi veya diğer ileri incelemeler planlanabilir. Burada hastadan şüphelenilen hastalığa göre tetkik seçilir. Örneğin; görme alanı (perimetri) testi, özellikle glokom tanısı ve takibinde kullanılan önemli bir incelemedir. Ayrıca optik sinir hastalıkları ve bazı nörolojik durumların değerlendirilmesinde de yol gösterici olabilir. Bir noktaya bakışlarımızı sabitlesek, baktığımız noktayı net ve keskin bir şekilde görürüz ancak gözlerimiz, baktığımız sabit noktanın dışındaki sahayı da daha az net olmakla birlikte görmeye devam eder. Görme alanı testi, merkezi görmenin yanı sıra işte bu çevresel görmenin de değerlendirilmesine olanak tanır. Hasta bir noktaya odaklanırken farklı konumlarda beliren ışık noktalarını işaret eder; böylece görme alanında herhangi bir daralma ya da kayıp olup olmadığı tespit edilir. Daha önce de vurguladığımız gibi, özellikle glokom tanısında ve takibinde görme alanı testi vazgeçilmezdir; optik sinir hasarının işlevsel yansımasını sayısal olarak ortaya koyar.

Muayenenin yanında tetkiklerin yapılmasındaki temel amaç; yalnızca mevcut şikâyeti değerlendirmek değil, görmeyi tehdit edebilecek olası riskleri de mümkün olduğunca erken dönemde ortaya koymaktır.

Muayenehanemizdeki Yaklaşım

Göz hastalıklarında erken tanı çoğu zaman tedavinin en önemli basamağıdır.

Bu nedenle muayenelerimizde yalnızca hastanın mevcut yakınmalarına odaklanmak yerine gözün tüm yapıları bir bütün olarak değerlendirilir. Yaş, meslek, yaşam tarzı, sistemik hastalıklar ve bireysel risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel bir yaklaşım benimsenir.

Amacımız yalnızca bugün yaşadığınız sorunu tespit etmek değil; ileride görmeyi tehdit edebilecek hastalıkları mümkün olduğunca erken dönemde saptayarak göz sağlığınızı uzun yıllar korumaya yardımcı olmaktır.

Göz muayenesi, şikayetiniz olsun ya da olmasın gözlerinizin gerçek durumunu ortaya koyan tek güvenilir yoldur. Muayenehanemizde her muayene; görme keskinliği, ön ve arka segment değerlendirmesi, göz içi basıncı ölçümü ve gerektiğinde görme alanı testi, optik koherens tomografi (OKT), optik koherens tomografi anjiografi (OKTA), korneal topografi, ultrasonografi gibi diğer ek tetkikler ile kapsamlı biçimde yürütülmektedir. Bulgular hastanın yaşı, risk faktörleri ve genel sağlık durumu gözetilerek birlikte değerlendirilmekte; gerektiğinde ileri tetkik ve görüntüleme yöntemleri planlanmaktadır.

Görmek o kadar doğal bir süreçtir ki, onu kaybetmeye başlayana kadar ne denli değerli olduğunu fark etmeyiz. Düzenli göz muayenesi, henüz fark etmediğiniz bir sorunun kapınızı çalmadan yakalanmasıdır.

İçeriği Hazırlayan
Prof. Dr. Hande Çeliker
Uzmanlık
Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
Son Güncelleme
Site Editörü İletişim
editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
Bilimsel Kaynaklar
Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.

Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.

Randevu & İletişim

Muayene randevusu

Randevu talebi, ikinci görüş veya aklınıza takılan tek bir soru için muayenehanemize ulaşabilirsiniz. Talepleriniz en kısa sürede yanıtlanır.

Randevu ve bilgi hattı 0 532 400 88 98