Makula Deliği Tedavisi: Belirtileri, Tanısı ve Cerrahi Tedavisi
Retinanın tam merkezinde, keskin görmemizi sağlayan küçük bir çukurcuk vardır: fovea. Yaklaşık 1.5 milimetre çapındaki ve sarı nokta dediğimiz alana denk gelen yerde meydana gelen doku kaybına makula deliği adı verilir. Okuma, yüz tanıma, merkeze koyduğumuz cisimleri görme ve ince ayrıntı gerektiren tüm görsel işlevlerden sorumlu olan bu bölgedeki delik, merkezi görmeyi hızla ve derinden etkiler.

Makula deliği, günümüz vitreoretinal cerrahisinde, başarıyla tedavi edilebilen hastalıklardan biridir.
Nasıl Oluşur?
Yaşla birlikte gözü dolduran vitreus jeli sıvılaşır ve retinanın yüzeyinden ayrılmaya başlar. Gerçekte bu doğal yani fizyolojik bir süreçtir. Bu ayrılma sürecinde vitreusun sarı noktaya yapışık olduğu noktalarda bir çekme kuvveti oluşur. Normalde bu çekme süreci altında herhangi bir doku kaybı oluşmaksızın tam ayrılma meydana gelmek suretiyle tamamlanır. Ancak ayrılma tam olarak meydana gelmez ve bu çekinti sürecinde fovea zarar görür ise, önce merkezi görmenin hafif bozulmasıyla kendini belli eden küçük değişiklikler gelişir. Ardından, gerçek anlamda doku kaybı oluşur ise yani vitreus, ayrılma sürecinde altından parça kopararak ilerlerse tam kat makula deliği dediğimiz tablo gelişir.
Daha seyrek olmakla birlikte göz travması, yüksek miyopi, göz içi iltihaplanmaları ve diğer bazı retina sorunları da makula deliğinin oluşumunu tetikleyebilir.
Belirtiler: Görmenizin Tam Orta Yerinde Bir Şeyler Değişiyor
Makula deliği hastalarının büyük çoğunluğu belirtileri şöyle tarif eder: ‘Cisimleri eğri büğrü görmeye başladım’ ‘Okurken harflerin ortası kayboluyor’ ya da ‘Karşımdakinin yüzünün tam ortasını göremiyorum’.
Hastalık erken evrede metamorfopsi dediğimiz cisimleri çarpık görme ile kendini gösterebilir. İlerleyen dönemde merkezi görme alanında sabit bir karartı yani skotom oluşur. Merkezi görme hasara uğrar ama çevre görme bu süreçte korunur. Görme kaybı okuma, yüz tanıma ve ince iş gerektiren her alanda kendini gösterir.
Hastalık genellikle tek gözde başlar. Ancak diğer gözde makula deliği gelişme riski artar. Bu nedenle sağlam gözün de Optik Koherens Tomografi (OKT) testi ile düzenli değerlendirilmesi önerilmektedir.

Tanı ve Boyutlandırma: OKT Her Şeyi Anlatır
Makula deliği tanısında ve tedavi planlamasında OKT vazgeçilmezdir. Retinanın katmanlarını mikrometre hassasiyetiyle görüntüleyen bu yöntem yalnızca deliğin varlığını değil, boyutunu, şeklini, kenarlarının durumunu ve vitreus ve makula arasındaki bağlantıların yani vitreomaküler ara yüzün ilişkisini de ayrıntıyla ortaya koyar.
Deliğin boyutu, hem cerrahi teknik seçimini hem de görmenin ne kadar düzeleceğini doğrudan etkiler.
Literatürde bulunan çalışmalar, retina tabakalarındaki değişikliklerin hem hastalığın süresiyle hem de ameliyat sonrası görsel sonuçlarla anlamlı şekilde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Başka bir deyişle: ne kadar erken müdahale, o kadar iyi sonuçtur.
Makula Deliği Ameliyatı: Cerrahinin İncelikleri
Makula deliği ameliyatı, vitrektomi adı verilen ve günümüzde 23, 25 ya da 27 gauge luk milimetreden küçük sistemlerle uygulanan, vitreoretinal cerrahinin en ince işlemlerinden biridir.
Cerrahinin aşamaları hastadan hastaya değişebilmekle birlikte genellikle şu şekildedir;
İlk aşamada göze üç küçük giriş açılır ve vitreus jeli tamamen temizlenir. Vitreusun makula üzerinde çekici etkisi halen sürmekte ise jel dikkatle temizlenir. Çekintilerin temizlenmesi neticesinde deliğin üzerindeki en büyük çekme gücü ortadan kalkmış olur. Bu aşamadan sonra deliğin büyüklüğüne bağlı geliştirilen cerrahi planlama ile ILM soyulması, ILM katlama tekniği, graft ile kapama gibi tekniklerden uygun olanı seçilebilir. Ameliyatın son adımında göz içine gaz enjekte edilir. Bu gaz deliğe baskı uygulayarak kapanma sürecini destekler. Kullanılan gaz türüne göre (SF6 ya da C3F8) gözde kalma süresi 2 ila 8 hafta arasında değişir.
Gözde gaz varken uçuş kesinlikle yasaktır. Gaz genişleyebilir ve göz içi basıncının tehlikeli düzeylere yükselmesine yol açabilir.
Ameliyat Sonrası: Yüzüstü Pozisyon
Makula deliği cerrahisinin en zorlu kısmı ameliyat sonrasında yaşanır.
Gazın maküla üzerinde etkin baskı oluşturabilmesi için hasta yüzüstü yani yüzü yere bakacak şekilde yatmalıdır. Ortalama öneri beş ila yedi gün olmakla birlikte bu süre deliğin büyüklüğüne ve kullanılan gaz türüne göre belirlenir.
Bu pozisyon hastaların büyük çoğunluğu için zorlayıcıdır. Yüz destekleri, özel yastıklar ve koltuklar bu süreci kolaylaştırmaya yardımcı olur.
Sonuçlar: Ne Kadar İyileşme Beklenmeli?
Makula deliği cerrahisi, vitreoretinal cerrahinin başarı beklentisi yüksek işlemlerinden biridir. Küçük deliklerde tek ameliyatta anatomik kapanma oranı yüzde doksanın üzerindedir.
Ancak anatomik kapanma ile görsel iyileşme her zaman eş zamanlı gerçekleşmez. Görme keskinliği ameliyattan sonraki aylarda kademeli olarak artar. Ameliyat öncesi görme düzeyi ve deliğin büyüklüğü nihai görsel sonucu belirleyen başlıca faktörlerdir.
Katarakt: Makula deliği ameliyatının en sık karşılaşılan komplikasyonu, kendi doğal merceği bulunan hastalarda katarakt oluşumunun hızlanmasıdır. Bu durum beklenen ve yönetilebilen bir süreçtir; gerektiğinde katarakt ameliyatı planlanabilir.
Nüks: Deliğin yeniden açılması görece nadir bir durumdur. ILM flap tekniğinin yaygınlaşmasıyla birlikte nüks oranları belirgin biçimde azalmıştır. Nüks geliştiğinde ikinci bir ameliyat uygulanabilir.
Sık Sorulan Sorular
Makula deliği ameliyatı ne kadar sürer? Ortalama 45 dakika ile bir saat arasında tamamlanır. Ameliyat günü hastanede yatış gerekmez; hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir.
Makula deliği kendiliğinden kapanır mı? Çok küçük bir kısmında, özellikle erken evre vitreomaküler traksiyona bağlı gelişenlerde, kendiliğinden kapanma bildirilmiştir. Ancak tam kat makula deliklerinin büyük çoğunluğu ameliyat olmadan kapanmaz ve tedavi edilmezse görme kaybı giderek ilerler.
Makula deliği ameliyatı sonrası ne zaman görme düzelir? Görme keskinliği ameliyattan hemen sonra değil, aylarca süren kademeli bir iyileşme süreciyle artar. Yüzüstü pozisyon sürecine eksiksiz uyum, bu iyileşmenin temel belirleyicisidir.
Ameliyat sonrası uçağa binebilir miyim? Göz içinde gaz bulunduğu sürece uçuş kesinlikle yasaktır. Kara seyahatlerinde de irtifa önem kazanır. Ameliyattan sonra böyle bir seyahat planınız varsa mutlaka hekiminizi bu konuda bilgilendirin. Gaz tamamen emildikten sonra seyahat mümkündür.
Her iki gözde de makula deliği gelişebilir mi? Hastalık genellikle tek gözde başlar. Ancak diğer gözde beş yıl içinde yüzde on ila on beş oranında makula deliği gelişme riski mevcuttur. Bu nedenle sağlam gözün de düzenli OKT ile takip edilmesi önerilmektedir.
Makula deliği ameliyatı sonrası katarakt gelişir mi? Kendi doğal merceği bulunan hastalarda ameliyat sonrası katarakt oluşumu hızlanabilir. Bu beklenen ve yönetilebilen bir durumdur; gerektiğinde katarakt ameliyatı ayrıca planlanabilir.
Makula deliği cerrahisinde başarı; deliğin yaşına ve büyüklüğüne göre doğru tekniğin seçilmesine, ILM boyama ve soyma aşamasının titizliğine, uygun gaz tamponadının kullanılmasına ve hastanın ameliyat sonrası süreçteki uyumuna bağlıdır. Muayenehanemizde her hasta OKT ile kapsamlı biçimde değerlendirilerek cerrahi strateji bireysel olarak planlanmaktadır.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.