Retina Yırtığı ve Retina Dekolmanı
Gözünüzde aniden çoğalan uçuşmalar, siyah noktalar, parlayan ışık çakmaları ya da görme alanınızın bir köşesinde hareket eden koyu bir perde görüyorsanız bunlar sıradan belirtiler değildir. Bu işaretler, gözünüzün size bir şey söylemeye çalıştığının habercisidir. Retinanızda bir şeyler ters gidiyor olabilir.

Bir Uyarıyı Asla Atlamamalısınız
Retina yırtığı ve retina dekolmanı (halk arasında retina kayması olarak da bilinen bu tablo) ciddi ve acil müdahale gerektiren bir göz hastalığıdır. Kendiliğinden iyileşmez. Tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına, hatta körlüğe yol açabilir. Ancak erken yakalanabildiğinde büyük çoğunluğu başarıyla tedavi edilebilme şansına sahiptir.
Retina Nedir ve Neden Bu Kadar Önemli?
Gözün arka yüzeyini kaplayan retina (ağ tabaka veya sinir tabaka olarak ta bilinir), ışığı elektrik sinyallerine dönüştüren ve bu sinyalleri beyne ileten, hassas ve hayli özelleşmiş bir sinir dokusudur. Fotoğraf makinesindeki filme benzetilir; ancak filmin aksine son derece narin bir yapıdadır ve yaşamsal fonksiyonlarını idame ettiren altındaki destek tabakasıyla sıkıca yapışık kalmak zorundadır.
Retinanın altında retina pigment epiteli adı verilen ince bir destek tabakası bulunur. Bu iki tabakanın birbirinden ayrılması yani retina dekolmanı, retinadaki hassas görme hücrelerinin oksijen ve besin alımını keser. Her geçen saat, beslenemeyen görme hücrelerinin geri kazanılamayacak kaybı anlamına gelir.
Retina Dekolmanı Nasıl Gelişir?
İlk Başlangıç: Vitreus Dekolmanı
Gözün iç boşluğu, yumurta akı kıvamında, jel formunda saydam bir madde olan vitreus ile doludur. Yaşla birlikte bu jel sıvılaşmaya ve büzülmeye başlar, bu normal bir süreçtir. Büzülen vitreus zamanla retinadan ayrılır, uzaklaşır. Buna arka vitreus dekolmanı denir. Yetişkinlerin büyük çoğunluğunda bu ayrılma süreci sorunsuz tamamlanır ve yalnızca "uçuşan cisimler" olarak hissedilir.
Ancak bazı durumlarda vitreusun retinaya yapışık olduğu noktalarda yeterince güvenli bir ayrılma gerçekleşmez. Vitreus ayrılmaya çalışırken retinaya sıkı yapışık olduğu bu noktalardan retinayı çekiştirmeye başlar. Hani gözümüze bir şey çarptığında yıldızları sayarız ya, işte kişi bu süreçte retinasının çekiştirilmesi esnasında ışık çakmaları, flaş patlamaları şeklinde ışıklar görebilir. Bu sinyaller erken tanı için çok kıymetlidir. Bu çekiştirme esnasında güvenli bir ayrılma meydana gelemez ise retina bir ya da birkaç noktadan kopar ve yırtılır. Oluşan bu retina yırtığından geriye yani retinanın altına doğru vitreus sıvısı sızarak retinanın altına dolmaya başlar. Retina yerinden ayrılarak öne doğru yer değiştirir, bu retina dekolmanıdır.
Retina Dekolmanı Tipleri ve Mekanizmaları
Üstte detaylı bir şekilde mekanizmasını anlattığımız dekolman tipi yırtıklı (regrematojen) retina dekolmanıdır. En sık görülen tiptir. Diğer dekolman türleri ise;
Traksiyonel dekolman: Özellikle diyabetik retinopatide gördüğümüz (prematüre retinopatisinde de bu tarz dekolman görülmektedir), zayıf damarların etraflarındaki dokuya çekiştirici bantlar uzatıp retinayı yerinden koparmak suretiyle meydana getirdiği tablodur. (Detaylı bilgi için diyabetik retinopati sayfamıza bakabilirsiniz.)Çekintili (traksiyonel) retina dekolmanı adı verilir. İleri olgularda yırtıklı (regrematojen) retina dekolmanı da tabloya eklenebilir.
Eksudatif dekolman: Retina altına inflamasyon, tümör ya da damar hastalıkları nedeniyle sıvı toplanması ile oluşur. Yırtık veya çekme yoktur. Sistemik hastalıklarla birlikteliği olabilir.
Kimler Risk Altında?
Retina dekolmanı her yaşta görülebilmekle birlikte bazı bireyler belirgin biçimde daha fazla dekolman riski taşır. Bunlar;
Miyopisi olan bireyler: Miyop gözlerde gözün ön arka çapı normalden uzundur. Bu sebeple retina daha geniş bir yüzeye yayılmış ve dolayısıyla incelmiştir. Yüksek miyopi, retina yırtığı ve dekolmanı açısından en önemli risk faktörlerinden biridir.
İleri yaş: Arka vitreus dekolmanı sıklığının artmasıyla birlikte risk de yükselir.
Aile öyküsü: Birinci derece akrabasında retina dekolmanı olan bireylerde genetik yatkınlık nedeniyle dekolman riski artmaktadır.
Katarakt ameliyatı: Düşük oranda da olsa komplikasyonsuz bir katarakt ameliyatından sonra geçirilmiş cerrahi retina dekolmanına zemin hazırlayabilir. Risk, ameliyattan sonraki yıllarda da devam edebilir.
Diğer gözde retina dekolmanı: Bir gözde dekolman gelişmişse diğer gözde de benzer bir risk mevcuttur.
Göz travması: Künt ya da penetran göz yaralanmaları retina yırtığını tetikleyebilir.
Diyabetik retinopati: Proliferatif evredeki çekiştirici bantlar dekolmana yol açabilir.
Belirtiler
Retina yırtığı ve dekolmanı birkaç karakteristik belirti ile kendini çoğunlukla belli eder. Bu belirtileri bilmek hayati önem taşır. Bunlar;
Işık çakmaları: Özellikle karanlık ortamda ya da göz hareket ettirildiğinde görülen bazın karanlıkta yolu aydınlatır tarzda görülebilen ani parlak ışık parlamalarıdır. Bunlar vitreusun retinayı çekip uyardığının işaretidir.
Yeni veya aniden artan uçuşan cisimler: Görme alanında beliren koyu nokta, iplik, örümcek ağı , tül perde uçuşmaları veya halka şeklinde gölgeler şeklindedir. Halihazırda var olan uçuşanların aniden artması ya da yenilerinin eklenmesi özellikle önemlidir.
Kurum yağması ve renkli cisim uçuşmaları: Ani ve yoğun biçimde beliren çok sayıda küçük koyu nokta ya da rekli uçuşmaların olduğu hissi, vitreus içine kanama olduğunun işareti olabilir.
Görme alanında perde ya da gölge: Görmenin bir köşesinde ya da kenarında algılanan koyu, hareket eden perdenin varlığı çoğunlukla retinanın ayrılmaya başladığı anlamına gelir.
Merkezi görmenin bozulması: Dekolman sarı noktaya ilerlediğinde görme keskinliği hızla düşebilir.
Bu belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız beklemeden, aynı gün göz hekimine ulaşabilir iseniz bir retina uzmanına başvurun. Gecikilen her saat, özellikle sarı noktanız henüz etkilenmemişse, kritik ve hayati bir tedavi penceresinin kapanması demektir.
Tanı Nasıl Koyulur?

Göz dibi muayenesi: Göz bebeğini genişletici damlalar uygulandıktan sonra biyomikroskop ve özel mercekler kullanılarak retinanın tamamı çepeçevre incelenir. Yırtık ve dekolman alanları bu muayenede tespit edilir. Çökertmeli (indentasyonlu muayene) göz küresine hafifçe baskı uygulayarak yapılan dinamik bir değerlendirmedir. Periferik yırtıkların tespitinde uygulanabilir.
B-scan ultrasonografi: Katarakt ya da vitreus kanaması nedeniyle gözün içinin ve arkasının görülmesinin güçleştiği durumlarda, ses dalgalarıyla retinanın konumu ve dekolmanın varlığı saptanabilir.
Optik Koherens Tomografi (OKT): Retinanın tüm katlarının yapısını ve sarı noktanın yani makülanın durumunu ayrıntıyla görüntüler. Sarı noktanın etkilenip etkilenmediği detaylarıyla incelenir ve cerrahi aciliyet durumu retina muayenesine ek olarak bu yöntemle de net bir biçimde değerlendirilir.
Geniş Açılı Görüntüleme ve OKT Anjiyografi: Son yıllarda yaygınlaşan geniş açılı fundus görüntüleme sistemleri, retinanın çok daha büyük bir alanını tek seferde görüntüleyebilmektedir. OKT anjiyografi ise çekiştirici (traksiyonel) damarsal komponentin değerlendirilmesinde ek bilgi sunar.
Tedavi: Doğru Yaklaşımı Seçmek
Retina yırtığı ve dekolmanının tedavisinde tek bir yöntem yoktur. Yırtığın yeri ve sayısı, dekolmanın yaygınlığı, gözün genel durumu ve hastanın özellikleri, uygulanacak yöntemi belirler. Üç temel yaklaşım mevcuttur.
1. Retina Deliklerine Yaklaşım
Bazı durumlarda arka vitre dekolmanı gerçekleşirken vitreus retinadan küçük ama sınırlı bir parça koparır ve bir delik oluşur. Bu delik sınırlı kalır ve etrafında vitreusun çekintileri olmaz ise retina dekolmanı gerçekleşmeyebilir. Bu durumda deliğin etrafı lazerlenmek sureti ile güvene alınır. Dikkatli bir göz dibi muayenesi ile bu deliklerin tespit edilmesi sureti ile tablonun retina dekolmanına ve dolaysıyla olası bir cerrahiye ilerlemesinin önüne geçilebilir.
2. Retinada Yırtıkların Gelişmesi ve Bu Yırtıkları Onarmak: Lazer Fotokoagülasyon ve Kriyoterapi (Dondurma Tedavisi)
Retina yırtıkları, retina deliklerinden daha farklı bir seyir gösterir. Retina deliklerinin vitreus ile bağlantıları neredeyse yok gibidir, bu sebeple retina yerinden ayrılmamıştır ve dekolman riski düşüktür. Ancak yırtıklardaki durum böyle değildir. Yırtık delikten daha farklı bir şekil arz eder, yırtık kenarları sıklıkla havadadır ve kenarlarında sıklıkla ayrılmaya sebep olan vitreus halen vardır. Kenarları havada olan bu yırtıktan içeriye vitreus sıvısının geçerek retinayı yerinden ayırması yani dekole etmesi artık an meselesidir.
Lazer Fotokoagülasyon ve Kriyoterapi Ne zaman uygulanır?
Retina henüz yerinden ayrılmamış ya da çok sınırlı bir ayrılma varsa ve yırtık erken dönemde tespit edilmişse tercih edilen yöntemdir.
Nasıl çalışır? Lazer veya soğuk uygulaması, yırtığın etrafındaki retina dokusunda kontrollü bir yapışma yani bir skar dokusu oluşturur. Bu yapışma, yırtığı dikiş gibi ya da bir yara kabuğu gibi çevreleyerek sıvının retinanın altına sızmasını engeller. İşlem genellikle muayenehane şartlarında, göz damlasıyla uyuşturularak yapılır.
Avantajlar:
- Ameliyat gerektirmez
- Hızlı ve güvenli
- Başarı oranı erken dönemde son derece yüksek
Dezavantajlar:
- Yalnızca yırtık için geçerlidir; gelişmiş retina dekolmanında yetersiz kalır
- Yapışmanın tamamlanması birkaç gün sürer, bu sürede dikkatli olmak gerekir
- Kriyoterapi (dondurma) ile yaklaşım tedavi seçenekleri arasında yer alsa bile sıklıkla lazer fotokoagülasyon ile yaklaşım tercih edilir
2. Pnömatik Retinopeksi (Göz İçerisine Gaz Enjeksiyonu ile Kapatma)
Ne zaman uygulanır? Retinayı yuvarlak bir saat gibi kabul edersek, saat 8 ile 4 arasında yani üst kadranda yer alan, tek ya da birbirine yakın birkaç yırtıkla seyreden, komplikasyonsuz dekolmanlarda uygun bir alternatiftir.
Nasıl çalışır? Göz içine küçük bir gaz baloncuğu enjekte edilir. Hasta belirli bir baş pozisyonunda tutulur; gaz baloncuğu yırtığın üzerine yerleşerek sıvının daha fazla girmesini engeller ve retinanın yerine kendiliğinden doğal onarım mekanizmalarını kullanarak yapışmasına izin verir. Eş zamanlı lazer fotokoagülasyon veya kriyoterapi ile de yırtık kalıcı olarak kapatılır.
Pnömatik retinopeksinin temel avantajları doku travmasının en aza indirilmesi ve işlemin son derece kısa sürede tamamlanabilmesidir. Muayenehane ya da poliklinik şartlarında uygulanabilmesi büyük bir kolaylıktır.
Avantajlar:
- Ameliyathane gerektirmez
- Hızlı toparlanma
- Doku travması minimal
- Başarılı vakalarda görme sonuçları vitrektomiyle karşılaştırılabilir düzeyde
Dezavantajlar:
- Yalnızca seçilmiş vakalarda uygulanabilir
- Tek işlemde başarı oranı yüksektir ancakgaz ile kapanmanın yetersiz olduğu vakaların büyük bölümü pars plana vitrektomi cerrahisine ihtiyaç duyar.
- Baş pozisyonu uyumu hastadan hastaya değişir
- Uçuşan cisim görme hali geçici olarak artabilir
3. Skleral Çökertme (Scleral Buckling)
Ne zaman uygulanır? Özellikle genç, fakik yani doğal merceği yerinde olan hastalarda, retina çevresindeki yani periferal yırtıklarla seyreden dekolmanlarda, vitrektomi yapılmaksızın dışarıdan güçlü bir mekanik destek sağlanmak istendiğinde tercih edilir.
Nasıl çalışır? Göz küresinin dışına yani göz akı dediğimiz skleranın üzerine silikon bant ya da sünger yerleştirilerek göz küresinin bir bölümü içe doğru bastırılır. Bu çökertme yırtığın konumunu değiştirerek retina altındaki sıvının emilmesini kolaylaştırır ve vitreusun çekiştici etkisini azaltır. Eş zamanlı kriyoterapi veya lazer fotokoagülasyon desteği ile yırtık kalıcı olarak kapatılır.
Avantajlar:
- Gözün iç yapısına girilmez; vitreus korunur
- Özellikle genç fakik hastalarda uzun vadeli sonuçlar son derece iyidir
- Katarakt oluşma riski vitrektomiye göre daha düşük sayılabilir
Dezavantajlar:
- Refraksiyon değişikliğine yol açabilir, gözün ön arka aksını uzatarak miyopi artışına sebep olabilir
- Geçici de olabilse çift görmeye sebep olabilir
- Yırtığın yeri tespit edilemezse ya da birden fazla kadranda yırtık varsa yetersiz kalabilir
- Gençlerde ve seçilmiş vakalarda daha sık tercih edilse de her vakaya uygun değildir
4. Günümüzün Birincil Cerrahi Seçeneği Pars Plana Vitrektomi
Ne zaman uygulanır? Kompleks, geniş ya da makülayı tutan dekolmanlarda, proliferatif vitreoretinopati varlığında yani ilerlemiş ve gecikmiş dekolmanlarda yoğun bantlar meydana geldiğinde, dekolmana dev yırtıklar eşlik ettiğinde, traksiyonel dekolmanlarda ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda altın standart tedavidir.
Nasıl çalışır? Göz küresine yapılan üç küçük ( 23, 25 ya da 27 gauge büyüklüğünde yani sırasıyla 0,6 mm, 0,5 mm ve 0,4 mm) girişten özel aletler yerleştirilerek önce vitreus jeli tamamen temizlenir. Ardından retinayı çeken bant ve zarlar temizlenir, retina altındaki sıvı aspire edilir ve retina yatıştırılır yani retina yerli yerine yerleştirilir. Sonrasında kalıcı bir yapışıklık sağlamak için yırtıkların ve riskli görülen bölgelerin etrafına lazer fotokoagülasyon bu kez de göz içerisinden (endolazer şeklinde) uygulanır. Ameliyatın sonunda göz içine tamponad maddeler yani delik sahasına mekanik baskı sağlayacak maddeler yerleştirilerek retinanın yerinde kalması sağlanır.
Avantajlar:
- Geniş görüş alanı ve yüksek kontrol
- Kompleks vakalarda tek başarılı seçenek
- Minimal invaziv teknikler sayesinde iyileşme süreci giderek kısalmaktadır
- Tek ameliyatta yüksek anatomik başarı oranı
Dezavantajlar:
- Fakik hastalarda katarakt oluşumunu hızlandırır
- Tamponad maddesine göre baş pozisyonu gerektirebilir
- Silikon yağı kullanıldığında ikinci bir çıkarma ameliyatı gerekir

Tamponad Maddeler: Retinayı Yerinde Tutan "Destekler"
Vitrektomi sonrasında göz içine yerleştirilen tamponad maddeleri, retina kendi yerine yapışana kadar mekanik destek sağlar. Seçim, yırtığın konumuna, dekolmanın ciddiyetine ve hastanın yaşam koşullarına göre yapılır.
Gaz Tamponadları
Hava: En kısa etkili tamponaddır; yaklaşık bir haftada kendiliğinden emilir. Küçük, komplikasyonsuz vakalarda yeterli olabilir.
SF6 (Sülfür heksaflorür): Orta süreli bir gazdır. Göz içinde kişiden kişiye değişmekle birlikte yaklaşık 10–14 gün içinde emilir. SF6, kısa süreli tamponad gerektiren vakalarda tercih edilmekte ve daha hızlı görsel rehabilitasyon sağlamaktadır.
C3F8 (Perfloropropan): Uzun etkili bir gazdır. Yine kişiden kişiye değişmekle birlikte göz içinde 8–10 haftaya kadar kalabilir. Geniş yırtıklar, birden fazla yırtık ya da komplike vakalar için tercih edilir. Uzun pozisyon süresi gerektirir.
Tüm gaz tamponadlarında dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta vardır: Gaz gözde varken, tamamen çekilene kadar uçuş kesinlikle yasaktır. Göz içerisinde gaz tamponad varken yapılan uçuş, gazın genişlemesine ve göz içi basıncının tehlikeli biçimde yükselmesine yol açabilir. Hastalar bu konuda açıkça bilgilendirilmelidir.
Silikon Yağı
Kendiliğinden emilmeyen ve gözde aylarca kalabilen silikon yağı, en uzun süreli tamponadı sağlar. Başlıca 1000 ve 5000 cs viskoziteli formlar kullanılmaktadır. Hangi vizkozitede silikon yağının tercih edileceğine dekolmanın durumuna göre, cerrah karar verir.
Avantajlar:
- Uçuş kısıtlaması yoktur
- Kompleks proliferatif vitreoretinopati (PVR) vakalarında (yani ilerlemiş ve gecikmiş dekolmanlarda yoğun bantlar meydana geldiğinde), dev yırtıklı dekolmanlarda ve tek gözlü hastalarda güvenli tamponad
- Hasta baş pozisyon uyumu zayıf olan vakalarda tercih edilebilir
- Uçakla seyahati zorunlu hastalarda
Dezavantajlar:
- İkinci bir ameliyatla çıkarılması gerekir (vakaya göre değişmekle birlikte genellikle ilk cerrahiden 3-6 ay sonra)
- Komplike olmayan dekolmanlarda gaz tamponadıyla karşılaştırıldığında silikon yağının görme sonuçları ve açıklanamayan görme kaybı açısından daha olumsuz bir profil sergileyebildiği bildirilmektedir.
- Uzun süre kaldığında katarakt ve göz tansiyonu yüksekliğine yol açabilir
- Gözede emülsifiye olabilir yani küçük silikon damlacıkları şekline dönüşüp göz içinde dağılabilir
Ağır Silikon Yağı
Standart silikon yağından daha yoğun olan bu madde, suya göre daha ağır olduğundan aşağı doğru baskı uygular. Retinanın alt kadranlarında meydana gelen yırtık ve dekolmanlarında özellikle değerlidir. Standart silikon yağının üste çıkma özelliği nedeniyle (suyun üzerinde yağ damlacığının yüzmesi şeklinde düşünülebilir), standart silikon yağının etkin olamadığı alt kadran dekolmanlarında etkili bir tamponad sağlaması beklenir. Standart silikon yağı gibi ağır silikon yağının da gözden çıkarılması gerekir.
Tamponad Seçiminde Genel Karar Kriterleri
| Durum | Tercih edilen tamponad |
|---|---|
| Üst kadranda küçük yırtık | SF6 veya C3F8 gazı |
| Kompleks, geniş yırtık | C3F8 veya silikon yağı |
| İnferior yırtık | Ağır silikon yağı veya silikon yağı |
| PVR* eşlik ediyorsa | Silikon yağı |
| Seyahat / uçuş gereksinimi | Silikon yağı |
| Tek göz | Silikon yağı |
PVR* proliferatif vitreoretinopati: ilerlemiş ve gecikmiş dekolmanlarda yoğun bantlar.
Ameliyat Sonrası Süreç
Vitrektomi cerrahisi sonrası hasta, tamponad maddesinin etkili olabilmesi için belirli bir baş pozisyonunda yatmak durumundadır. Bu pozisyon, yırtığın bulunduğu konuma göre belirlenir; en sık önerilen, yüzüstü yani hastanın yüzü yatakla paralel olacak ve yüzü yere bakacak şekildeki yatış pozisyonudur.
Görme, ilk haftalarda bulanık olabilir. Bu büyük ölçüde gaz baloncuğunun varlığına bağlıdır. Gaz emildikçe ya da silikon yağı çıkarıldıktan sonra görme kademeli olarak düzelir. Anatomik başarı yani retinanın yerine oturması ile fonksiyonel başarı yani görmenin ne kadar geri döndüğü her zaman paralel gitmeyebilir. Bu retindaki görme hücrelerinin dekolman sürecinde ne kadar hasar gördüğü ile doğru orantılıdır. Sarı nokta yani maküla bölgesi ne kadar süre ayrılmış vaziyette kalmışsa, görsel iyileşme o kadar sınırlı olabilir. En başarılı dekolman cerrahilerinden sonra bile, özellikle yeniden PVR gelişimi söz konusu olur ise, ek cerrahiler gerekebilir.
En Önemli Mesaj: Zaman Her Şeydir
Retina dekolman tedavisinde hangi cerrahi tedaviyi uygularsanız uygulayın görmenin korunması noktasında en belirleyici faktör zamandır. Sarı nokta yani maküla henüz tutulmamışken yapılan ameliyatlarda görme sonuçları çok daha iyidir. Sarı nokta tutulmuş vakalarda ise anatomik başarı sağlansa bile, görsel iyileşme sınırlı kalabilir.
Işık çakması, aniden uçuşan cisimler görmeye başlamak ya da uzun zamandır gördüğünüz bu cisim veya sinek uçuşmalarında artış meydana gelmesi, kurum yağması görmek, renkli cisim uçuşmaları gördüm, görme alanımda perde uçuşması hissettim diyorsanız hemen o gün göz hekimine gidin. Yarına bırakmayın.
Son Söz: Retinanız İnce ve Güçlü. Ona İyi Bakın.
Retina, birkaç saç teli kalınlığında bir doku parçasıdır. Ama yaşamınız boyunca tüm görsel dünyanızı bu incecik tabaka işler. Gözünüzdeki olağandışı bir işareti, yani retinanızın size verdiği yardım sinyalini asla görmezden gelmeyin. Zamanında atılan bir adım, görmenizin tamamını kurtarabilir.
Retina deliği, yırtığı ve dekolmanı, her vakada farklı bir tablo sergileyen ve tedavi kararının deneyimle şekillendirilmesini gerektiren bir alandır.
Muayenehanemizde tanıdan tedaviye tüm süreç tek çatı altında yürütülmektedir. Lazer fotokoagülasyondan pnömatik retinopeksiye, skleral çökertmeden ileri vitreoretinal cerrahiye ve tüm tamponad seçeneklerine kadar güncel yaklaşımların tamamı, hastamızın özeline göre planlanarak uygulanmaktadır.
Amacımız yalnızca retinayı yerine oturtmak yani anatomik başarı sağlamak değil, mümkün ölçülerde fonksiyonel başarıyı da arttırmak yani hastamızın görmesini en iyi düzeyde geri kazandırmaktır.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.