Makula Ödemi Tedavisi: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Retinanın tam merkezinde, keskin ve ayrıntılı görmeyi sağlayan küçük ama son derece işlevsel bir alan vardır: makula. Bu bölgedeki retina hücreleri arasında anormal miktarda sıvı biriktiğinde, ortaya makula ödemi denen tablo çıkar. Okuma, yüz tanıma ve ince ayrıntı gerektiren tüm görsel görevler makulaya bağlı olduğundan, bu bölgedeki ödem merkezi görmeyi doğrudan ve belirgin biçimde etkiler.

Nedir ve neden önemlidir?
Makula ödemi tek bir hastalık değil, birçok farklı göz ve sistemik hastalığın yol açabileceği bir bulgudur. Bu nedenle tanı ve tedavi, altta yatan nedene ve ödemin türüne göre ayrı ayrı planlanmalıdır.
Makula ödeminin türleri
Ödemin retina içindeki dağılımı ve yapısı, hem hastalığın nedenini hem de tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler. Klinik pratikte üç ana ödem tipi ön plana çıkar;
Kistoid makula ödemi
Retina katmanları arasında kist benzeri boşlukların oluştuğu bu tabloya kistoid makula ödemi (KMÖ) adı verilir. Katarakt cerrahisi, üveit ve retinal toplar damar (ven) tıkanıklığı gibi durumlarda sık görülür. Flöresein anjiyografide karakteristik papatya çiçeği görünümü, bu tipin tanısal klasiğidir. Optik Koherens Tomografi (OKT) tetkiki de bize kistlerin yerini, büyüklüğünü göstermede çok üstündür.
Diffüz makula ödemi
Sıvı kist oluşturmaksızın retina katmanlarına yaygın biçimde dağıldığında diffüz ödem söz konusudur. Diyabetik retinopatide sık karşılaşılan bu tablo, retina damar duvarlarının yaygın olarak geçirgen hale gelmesiyle ortaya çıkar. OKT'de retina kalınlığında belirgin bir artış ve kistik boşlukların yokluğu ya da minimal varlığı ile kendini gösterir.
Mikst tip makula ödemi
Pek çok hastada kistoid ve diffüz bileşenler bir arada bulunur. Bu karışık tablo, özellikle diyabetik makula ödeminin ileri evrelerinde ve retinal ven tıkanıklıklarında görülür. Tedavi yanıtı izlenirken her iki bileşenin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Ödemin biçimine göre farklılaşan bu tablolar aynı tedaviye aynı şekilde yanıt vermez. Doğru sınıflandırma, doğru tedaviyi seçmek için önemlidir.

Neden oluşur?
Makula ödeminin temelinde, retinaya kandan sıvı ve madde geçişini sınırlayan doğal bariyer olan ‘kan-retina bariyerinin’ bozulması yatar. Retina pigment epiteli ile retina damar duvarları, normalde retina dokusunu fazla sıvıdan ve zararlı maddelerden korur. Bu bariyer sistemi hasar gördüğünde sıvı ve plazma proteinleri retina içine sızar ve birikerek ödeme yol açar.
En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
Diyabetik retinopati: Dünya genelinde çalışma çağındaki bireylerde makula ödeminin ve görme kaybının en yaygın nedenidir. Kan şekerinin devamlı yüksek olması, retina damarlarında yapısal bozulmaya yol açar.
Retinal ven tıkanıklığı: Santral ya da dal retinal ven tıkanıklıklarında toplar damar basıncının artması, sıvının retina dokusuna kaçmasına neden olur.
Katarakt cerrahisi: Ameliyat sonrası gelişen kistoid makula ödemi (özel adıyla Irvine-Gass sendromu) en bilinen cerrahi komplikasyonlardan biridir. Genellikle 6-10. haftalar arasında kendini gösterir.
Üveit: Gözdeki iltihaplanma, kan-retina bariyerini bozarak ödem gelişimine zemin hazırlar.
Belirtiler
Makula ödeminin en belirgin semptomu ağrısız merkezi görme kaybıdır. Hastalar bu durumu çoğunlukla şöyle tarif eder; okurken harflerin ortası kayboluyor ya da bulanıklaşıyor, düz çizgiler eğri ya da dalgalı görünüyor, renkler soluk, görüntü donuk ve bulanık, karşımdakinin yüzünün tam ortasını göremiyorum.
Çevresel (perifer) görme tipik olarak korunur. Belirtilerin sinsi ilerleyebildiği unutulmamalıdır. Hasta farkına vardığında ödem zaten ilerlemiş olur. Bu nedenle; diyabet, katarakt ameliyatı geçirmiş ya da retinal ven tıkanıklığı öyküsü olanlar vb. gibi risk taşıyan bireylerde düzenli OKT takibi önem kazanır.
Tanı: OKT ve fundus flöresein anjiyografi
Makula ödemi tanısında ve tedavi yanıtının izlenmesinde iki yöntem öne çıkar.
Optik koherens tomografi (OKT)
Günümüzde birincil tanı ve takip aracıdır. Retinanın tüm katlarını sanki mikroskop altında incelermiş gibi, mikrometre düzeyinde kesitlere ayıran görüntülerle inceleyen OKT, ödemin tipini (kistoid, diffüz ya da mikst) ve retinanın ne kadar kalınlaştığını sayısal olarak ortaya koyar. Santral makula kalınlığı (SMK) yani ödemlenen sarı noktanın tam ortasından geçen, tedavi yanıtını değerlendirmede bize en çok bilgi veren parametrelerin başında gelir.
Flöresein fundus anjiyografisi (FFA)
Damar yolundan verilen flöresein boyası retina damarlarına ulaştığında, hasarlı bölgelerden sızan boya geç fazda karakteristik görünümler oluşturur. FFA, özellikle neovaskülarizasyon yani kötü damar oluşumları ve kapiller nonperfüzyon yani küçük damarlara kan ve içeriğindeki besleyici madde ve oksijenin ulaşamaması ve komşuluğundaki retina dokusunun hasarlanması gibi eşlik eden damarsal patolojileri değerlendirmekte değerlidir. OKT ile birlikte yorumlandığında tanıya ve tedavi planlamasına çok önemli katkı sağlar.
Tedavi: Nedene ve tipe göre yaklaşım
Makula ödeminin tedavisi, ödeme yol açan nedene, ödemin biçimine ve klinik tablonun ağırlığına göre özelleştirilmesi gereken bir yaklaşımdır.
Topikal (damla yolu ile) tedavi
Katarakt cerrahisine bağlı gelişen ödemde damla formundaki ilaçlar birinci basamağı oluşturur. Bu yaklaşımın ödemi haftalar ile birkaç ay içinde geriletmesi beklenir.
İntravitreal anti-VEGF tedavisi
Diyabetik makula ödemi ve retinal ven tıkanıklığına bağlı ödemlerde vasküler endotelyal büyüme faktörünü (VEGF) hedef alan intravitreal enjeksiyonlar (bakınız…. İlgili sayfaya atıf çok iyi olur), hem ödemi geriletmekte hem de görmeyi anlamlı ölçüde iyileştirmektedir. Günümüzde bu hastalıklarda anti-VEGF tedavisi standart tedavi olarak yer almaktadır.
İntravitreal kortikosteroid enjeksiyonu
Anti-VEGF tedavisine yetersiz yanıt veren vakalarda, bazen anti-VEGF tedavisine eşlikçi olarak ya da üveitik makula ödeminde intravitreal kortikosteroid enjeksiyonu devreye girer. Triamsinolon asetonid ve göz için özel olarak üretilmiş ve göz içinde uzun süre kalarak uzun etki gösteren deksametazon implantı bu amaçla kullanılan başlıca ilaçlardır.
Lazer fotokoagülasyon
Seçilmiş vakalarda grid (ızgara) lazer hâlâ bir seçenek olmakla birlikte, intravitreal tedavilerin ön plana çıkmasıyla birlikte kullanım alanı daralmıştır.
Cerrahi
Vitreusun makula üzerinde traksiyon oluşturduğu ya da ilaç tedavisine dirençli tablolarda vitrektomi değerlendirilebilir. Ancak her cerrahi karar, her zaman bireysel olarak ve dikkatle ele alınmalıdır.
Son Söz: Merkezi Görmenizi Koruyabilmeniz İçin Zaman Her Şeydir
Makula ödemi sessiz ilerler, fark ettiğinizde hasar çoğunlukla çoktan başlamıştır. Erken tanı ve doğru tedavi, görmenizin en değerli noktasını korumanın tek gerçek yoludur. Özellikle risk grubunda olan kişilerin rutin göz kontrollerini aksatmaması önemlidir.
Makula ödeminde başarı; ödeme yol açan nedenin doğru saptanmasına, ödem biçiminin detaylı biçimde tanımlanmasına ve buna göre bireyselleştirilmiş bir tedavi planının hayata geçirilmesine bağlıdır.
Muayenehanemizde her hasta OKT ve gerektiğinde flöresein anjiyografi ile kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir. Anti-VEGF enjeksiyonu, intravitreal steroid ya da topikal tedavi seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu, hastanın klinik tablosu ve altta yatan hastalık gözetilerek bireysel olarak planlanmaktadır. Tedavi yanıtı düzenli OKT kontrolüyle yakından izlenmekte; gerektiğinde strateji güncellenmektedir.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.