Şeker hastalığı gözleri nasıl etkiler? Görmeniz azalmadan önce bilmeniz gerekenler
Şeker hastalığı denildiğinde çoğumuzun aklına kalp, böbrekler veya sinir sistemi gelir. Oysa diyabet, en hassas organlarımızdan biri olan gözleri de sessizce etkileyebilir.

Üstelik en büyük tehlike de burada başlar.
Çünkü şeker hastalığının göze vurması yani diyabetik retinopati, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Görmeniz normal olduğu için gözlerinizin de sağlıklı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu süreçte retina damarlarında hasar başlamış olabilir.
Bugün diyabetik retinopati, dünyada çalışma çağındaki yetişkinlerde önlenebilir görme kaybının en önemli nedenlerinden biridir. Sevindirici olan ise düzenli göz muayeneleri ve doğru tedaviyle bu görme kayıplarının büyük bölümü önlenebilir.
Şeker Hastalığı Gözlere Neden ve Nasıl Zarar Verir?
Gözün arka kısmında bulunan retina, görmemizi sağlayan sinir tabakasıdır. Bu dokunun sağlıklı çalışabilmesi için çok ince damarlar tarafından sürekli beslenmesi gerekir.
Kan şekeri uzun süre yüksek kaldığında bu küçük damarlar yavaş yavaş yıpranır. Bunu yıllarca yüksek basınca ve hasara maruz kalan eski bir su tesisatına veya boru sistemine benzetebilirsiniz. Borularda önce küçük çatlaklar oluşur. Daha sonra bazı yerlerden sızıntılar başlar. Zamanla bazı borular tamamen tıkanır.
Retinada da benzer bir süreç yaşanır.
Bazı damarlardan sıvı ve kan sızar, bazı damarlar ise tamamen kapanır. Retina yeterince oksijen ve besin alamayınca kendini besleyecek yeni damarlar oluşturmaya çalışır. Ancak bu yeni damarlar normal damarlar gibi güçlü değildir; tıpkı boru sistemi örneğinde olduğu gibi sağlam bir yapısı olmadığı için dışa sıvı sızdırmaları meydana getirebilir, kolayca kanayabilir ve ciddi görme kaybına yol açabilir.
Diyabetik Retinopatinin En Büyük Sorunu: Sessiz İlerlemesi
Muayenehanemde en sık karşılaştığım yanlış inanışlardan biri şudur:
"Hocam, görmem iyi olduğu için gözlerimde bir sorun olmadığını düşündüm."
Oysa diyabetik retinopati tam da bu nedenle tehlikelidir.
Hastalığın ilk dönemlerinde hasta hiçbir şey hissetmez. Retina damarlarındaki ilk değişiklikler yalnızca ayrıntılı göz muayenesinde görülebilir.
Bu nedenle belirtilerin başlamasını beklemek doğru değildir.
Amerikan Göz Akademisi'nin (AAO) güncel kılavuzları da diyabetik retinopatide düzenli göz kontrollerinin, belirtilerden çok daha önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Hastalık Nasıl İlerler?
Diyabetik retinopati tek bir anda ortaya çıkan bir hastalık değildir. Yıllar içinde yavaş yavaş ilerler.
İlk evrede retina damarlarında küçük balonlaşmalar oluşur. Hasta bunu fark edemez.
İlerleyen dönemde küçük kanamalar, damar tıkanıklıkları ve retina dokusunun içinde yağlı birikimler gelişmeye başlar. Görme hâlâ normal olabilir.
Daha ileri evrelerde retina yeterince oksijen alamadığı için yeni damarlar oluşur. Bu damarları oluşturan, besinsiz ve oksijensiz kaldığı için imdat çağırısında bulunan retina dokusudur. Bu doku vasküler endotelyal growth faktör (VEGF) gibi maddeler salgılar. Bu maddeler, imdat çağrısında bulunan retinanın istediği yeni damarları oluşturur. Ancak bu damarlar sağlıksızdır. Göz içine kanayabilir, retinayı çekebilir ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir.
Diyabetik Maküla Ödemi: Görmeyi En Çok Bozan Durum
Diyabetik retinopatide görme kaybının en sık nedeni, diyabetik maküla ödemidir.
Maküla, okumamızı, araba kullanmamızı, yüzleri tanımamızı ve merkezi görmemizi sağlayan sarı nokta bölgesidir.
Hasarlı damarlardan sızan sıvı burada birikmeye başladığında görme artık bu sıvı dolu yapının arkasından gerçekleşeceği için bulanıklaşır.
Kitap okurken harfler eğri görünmeye başlayabilir.
Düz çizgiler kırık veya dalgalı algılanabilir.
Maküla ödeminin gelişmesi için hasarın ileri evre olması gerekmez. Bazen retinopatinin erken dönemlerinde bile ciddi maküla ödemi ve buna bağlı görme kayıpları gelişebilir.
Belirtiler Ne Zaman Başlar?
'Ben buradayım' diyecek görmeyi azaltan bir maküla ödemi gelişmediği sürece hasar ne yazık ki çoğu zaman geç fark edilir.
Görmede bulanıklık, okurken zorlanma, renklerin soluk görünmesi, görme alanında karanlık bölgeler, ani ortaya çıkan çok sayıda uçuşan cisim veya göz içine kanama ile ani gelişen görme kaybı...
Bunlar hastalığın ilerlediğini düşündürebilir.
Ancak amacımız bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi etmektense, ortaya çıkmadan önce hastalığı yakalamaktır.
Ozempic®, Wegovy® ve Mounjaro® Gözleri Etkiler mi?
Son yıllarda hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biri de bu.
Hem şeker tedavisinde hem de obezite tedavisinde yaygınlaşan GLP-1 reseptör agonistleri (semaglutid, tirzepatid) Ozempic®, Wegovy® ve Mounjaro® gibi yeni nesil diyabet ilaçlarının gözlere zarar verip vermediği uzun süredir araştırılıyor.
İlk çalışmaların bir kısmında, özellikle kan şekeri çok hızlı düşen hastalarda diyabetik retinopatinin geçici olarak kötüleşebileceği bildirildi. Ancak daha sonra yapılan geniş hasta serilerinde ilacın kendisinden çok, kan şekerinin kısa sürede hızla düzelmesinin bu durumla ilişkili olabileceği görüldü.
Bugünkü bilimsel yaklaşım şudur;
Bu ilaçlar tek başına diyabetik retinopati nedeniyle bırakılmamalıdır. Ancak özellikle GLP-1 reseptör agonistleriyle tedavinin başlangıcında ve özellikle de HbA1c hızla düşüyorsa, mutlaka göz hekimine başvurulması ve retina takibinin aksatılmaması önerilmektedir.
Kimler Daha Fazla Risk Altında?
Her diyabet hastasında retinopati gelişebilir. Ancak bazı durumlarda risk daha yüksektir.
- Diyabet süresi uzadıkça
- Kan şekeri uzun süre yüksek seyrettiğinde
- HbA1c ne kadar yüksekse ve ne kadar uzun süre yüksek kalırsa
- Yüksek tansiyon varsa
- Kolesterol yüksekliği eşlik ediyorsa
- Böbrek hastalığı bulunuyorsa
- Gebelik döneminde
- Sigara kullanılıyorsa
retina hasarının gelişme ve ilerleme olasılığı artar.
Göz Muayenesini Ne Sıklıkla Yaptırmalısınız?
Genel olarak; Tip 1 de olsa Tip 2 de olsa diyabette tanı konduğu anda ilk temel ve ayrıntılı retina muayenesinin yapılması önerilir.
Retinopati saptanmayan hastalarda yılda bir kez kontrol çoğu zaman yeterlidir. Hastalık başlamışsa takip aralıkları kişiye göre değişir. Gebelik söz konusu olduğunda takip aralıkları sıklaştırılmalıdır.
Kendinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?
- Kan şekerinizi mümkün olduğunca dengede tutun.
- Tansiyon ve kolesterolünüzü kontrol altında tutun.
- Sigara kullanıyorsanız bırakın.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin.
- Gebelik planlıyorsanız riskler konusunda hazırlıklı olun
Ve en önemlisi…
Şikâyetiniz olmasa bile retina muayenenizi ihmal etmeyin.
Diyabet nedeniyle görmesini kaybetmeye başlayan birçok hastamın ortak bir cümlesi vardır:
"Nasıl oldu da şu ana kadar hiç bir şey fark etmedim?"
Oysa diyabetik retinopati, erken dönemde yakalandığında kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Bugün görmeniz iyi olabilir. Bu çok sevindirici. Ama bu, retinanızın etkilenmediği anlamına gelmeyebilir.
Eğer şeker hastalığınız varsa ve son bir yıldır ayrıntılı göz dibi muayenesi yaptırmadıysanız, bunu ertelemeyin.
Düzenli retina muayeneleri sayesinde hastalık henüz görmeyi etkilemeden saptanabilir ve günümüzde kullandığımız lazer tedavileri, göz içi enjeksiyonlar ve gerektiğinde uygulanan cerrahi yöntemlerle görme büyük ölçüde korunabilir.
- İçeriği Hazırlayan
- Prof. Dr. Hande Çeliker
- Uzmanlık
- Retina ve Vitreoretinal Cerrahi, Uvea Hastalıkları, Behçet Hastalığı, Glokom, Prematüre Retinopatisi, Katarakt ve Akıllı Mercek Cerrahisi
- Son Güncelleme
- Site Editörü İletişim
- editor@handeceliker.com / 0 532 400 88 98
- Bilimsel Kaynaklar
- Bu sayfadaki bilgiler; American Academy of Ophthalmology (AAO), European Society of Retina Specialists (EURETINA), European Society of Cataract and Refractive Surgeons (ESCRS) ve American Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS) kılavuzları, Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) ve Türk Neonatoloji Derneği eğitim yayınları, ulusal rehberler ve hasta bilgilendirme paylaşımları, PubMed/MEDLINE’da yer alan güncel hakemli bilimsel makaleler, sistematik derlemeler ve meta-analizler, Cochrane Library’de yer alan tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin sistematik derlemeler, uluslararası ve ulusal hakemli oftalmoloji dergileri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tıbbi Bilgilendirme: Bu içerik, Prof. Dr. Hande Çeliker tarafından güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda hazırlanmış hasta bilgilendirme metnidir. Her hastanın değerlendirmesi ve tedavi planı kişiye özeldir; bu nedenle içerik hekim muayenesinin yerine geçmez. Göz sağlığınızla ilgili bir şikâyetiniz veya tıbbi endişeniz varsa, gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir. Ayrıntılı bilgi için Tıbbi İçerik ve Hasta Bilgilendirme Politikamızı inceleyebilirsiniz.